MAZ in Turkish translation

maz
peki maz

Examples of using Maz in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, maz! where's my boyfriend?
Sevgilim nerede? Selam Maz.
Maz? This is Frank's wife, Brenda.
Maz? Bu, Frankin karısı Brenda.
Maz… Can we take care of this?
Bunu kendi başımıza halletmenin hiçbir yolu yok mu? Maz.
It isn't up to me. No, Maz.
Benlik bir durum yok. Hayır Maz.
Maz says that this master decoder would have a red plumb flower.
Maz, usta şifre kırıcının yakasında kırmızı plom çiçeği var dedi.
I don't think I'm good for you any more, Maz.
Sana artık bir faydam olmuyor Maz.
Maz says that this master decoder would have a red ploom on his lapel.
Maz, usta şifre kırıcının yakasında kırmızı plom çiçeği var dedi.
Maz, I think your character would rob the bank with a bomb around him.
Gülüşmeler Çünkü yönetmeni hayal ediyorum:'' Maz, bence senin karakterin bankayı kendisini çevrelemiş bir bomba ile soyar.
Daenerys takes Drogo into her tent and sends for Mirri Maz Duur to help him.
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duuru( Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.
Maz Jobrani: A Saudi,
Maz Jobrani: Bi Suudi,
Maz said this master codebreaker would have a red plom bloom on his lapel. Okay.
Maz, usta şifre kırıcının yakasında kırmızı plom çiçeği var dedi. Tamam.
Maz is a bit of an acquired taste so let me do the talking.
Maza zamanla alışıp seversiniz, bu yüzden bırakın konuşmayı ben yapayım.
Because I imagine the director:"Maz, I think your character would rob the bank with a bomb around him.
Çünkü yönetmeni hayal ediyorum:'' Maz, bence senin karakterin bankayı kendisini çevrelemiş bir bomba ile soyar.
And from old men… and worse. Maz… And more importantly,
Ki engellilerden…- Maz…- Ve daha da önemlisi, ve yaşlılardan çalan…
And from old men… and worse. Maz… And more importantly, to be brought
Ve yaslilardan çalan… ve daha da kotusu. eger çocuklarimin senin gibi bir adam tarafindan- Maz…- Ve daha
Maz, I need you to get this droid to Leia.
Maz, bu droidi Leiaya ulaştırmalısın.
You don't know what your fate has in store. Maz.
Maz, kaderinde şu an ne olduğunu bilemezsin.
Maz, you don't know what your fate has in store.
Maz, kaderinde şu an ne olduğunu bilemezsin.
Maz, i need you to get this droid to leia.
Maz, bu droidi Leiaya ulaştırman gerek.
Maz is a bit of an acquired taste so let me do the talking.
Maz biraz değişik birisidir, yani konuşmama izin verin.
Results: 59, Time: 0.0365

Top dictionary queries

English - Turkish