MEMORABLE in Turkish translation

['memərəbl]
['memərəbl]
unutulmaz
unforgettable
memorable
to remember
forgotten
haunting
indelible
unforgetable
hatırlanabilir
i remember
sake
hatırlanmaya değer
akılda kalan
unutulmayacak
to remember
forget
memorable
unforgettable
unutulmazdı
unforgettable
memorable
to remember
forgotten
haunting
indelible
unforgetable
hatırlanmaya
i remember
sake
hatırlanası
i remember
sake
hatırlamaya değer

Examples of using Memorable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Let's say it was a memorable three days.
Sadece söyleyebileceğim tek şey hatırlanmaya değecek üç gündü.
Then let's make it memorable.
O zaman bunu hatırlanmaya değer kılalım.
Apparently, it was very memorable.
Belli ki çok akılda kalıcı olmuş.
One of my most memorable grenade-tosses was at my sister's wedding.
En hatırlanası bomba fırlatışlarımdan biri kız kardeşimin düğünündeydi.
Like everybody coming together to create something beautiful and memorable.
Herkesin bir araya gelip güzel ve akılda kalıcı bir şey yaratması gibi.
Simple and memorable.
Basit ve akılda kalıcı.
Because it wasn't memorable enough.
Çünkü yeterince… akılda kalıcı değildi.
In so many other ways. And to think you could have made yourself memorable.
Kendini başka birçok açıdan akılda kalıcı hâle getirebilirdin.
And to think you could have made yourself memorable in so many other ways.
Kendini başka birçok açıdan akılda kalıcı hâle getirebilirdin.
Last time was you and me at city hall. It wasn't exactly very memorable.
Geçen sefer belediyede yaptığımızda pek hatırlanacak bir şey değildi.
It was awkward, but memorable.
Tuhaf ama akılda kalıcıydı.
Caroline will make a most memorable bride!
Caroline gelin oluşu çok hatırlanacak!
I wager it will be his most memorable.
ama eminim en unutulmazı olacak.
In their natural state, they're more… memorable.
Doğal hâllerindeyse, daha akılda kalıcıdırlar.
I can make it more memorable.
Daha çok hatıra yapacağım.
To be honest, I didn't find him that memorable.
Dürüst olmak gerekirse o kadar hatırlanmaya değer bulmadım.
Should be memorable.
Anılmaya değer olacak.
Thought I would make this night more memorable.
Bu geceyi daha bir hatırlanabilir yapabiliriz diye düşünüyorum.
Most memorable.
En unutulmazı olsun.
And actually do something memorable with your life.
Ve hayatında hatırlayabileceğin bir şeyler yap.
Results: 316, Time: 0.0575

Top dictionary queries

English - Turkish