MILLS in Turkish translation

[milz]
[milz]
mills
millses
fabrikaları
factory
plant
mill
değirmenler
mill
windmill
of millers
the quern
imalathanelerini
millsin
millses
millsi
millses
millse
millses
değirmenleri
mill
windmill
of millers
the quern
fabrikası
factory
plant
mill
fabrikalarını
factory
plant
mill
fabrikalarına
factory
plant
mill
değirmeni
mill
windmill
of millers
the quern
değirmen
mill
windmill
of millers
the quern
imalathanelerinde

Examples of using Mills in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Some own steel mills and some, tea estates.
Bazıları kendi çelik fabrikalarına, bazıları ise çay tarlalarına.
And time has swallowed up the sugar mills too.
Aynı şekilde zaman, şeker fabrikalarını da yuttu.
Coastal Mills? I have never hard of'em?
Onları hiç zorlamadım. Kıyı değirmenleri?
They're small-scale sugar mills.
Bunlar küçük çaplı şeker fabrikaları.
No. Those empty factories and mills past the lake.
Gölden sonraki boş fabrikalar ve değirmenler.
They were like coffee mills. This big.
Böyle, kahve değirmeni gibi olur. şu kadar.
Come on, let's tour the steel mills.
Hadi, çelik fabrikalarını gezelim!
The cotton mills of Asia.
Hindistanın ve Asyanın pamuk fabrikaları.
The mills down in Rumford.
Rumsfordın oradaki değirmenler.
The bank, the mills, the paper, real estate.
Banka, değirmen, gazete, emlak.
There are still some coffee mills in Paris to finish the mopping-up.
Pariste temizlemeyi bitirecek birkaç kahve değirmeni hâlâ var.
The cotton mills of India.
Hindistandaki pamuk fabrikaları.
Like Donna Mills in Knots Landing.
Knots Landingdeki Donna Mill gibi.
M… national area retired mills.
M… Ulusal Emekliye Ayrılan Değirmen Bölgesi.
The cotton mills of Asia.
Asyadaki pamuk fabrikaları.
Corpses taken from their graves who are made to work in sugar mills and fields at nights.
Mezarlarından çalınıp geceleri şeker imalathanelerinde ve tarlalarda çalışmaya zorlanan cesetler.
Lumberyards, mills, furniture… you know what?
Kereste deposu, değirmen, mobilya?
Grace Abigail Mills.
Grace Abigail Mill.
Car manufacturers, steel mills, electrical appliances.
Araba üreticileri, çelik fabrikaları, elektrikli aygıtlar.
Car manufacturers, steel mills, electrical appliances.
Otomobil üreticileri, çelik fabrikaları, elektrikli cihazlar.
Results: 2362, Time: 0.0557

Top dictionary queries

English - Turkish