MINSTREL in Turkish translation

['minstrəl]
['minstrəl]
minstrel
ozan
bard
poet
minstrel
bardic
troubadour
soytarı
clown
buffoon
jester
fool
joker
harlequin
scaramouche
juggler
şair
poet
poetic

Examples of using Minstrel in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A minstrel has composed a roundelay mocking me?
Bir ozan benimle alay eden bir şarkı mı yazmış?
All that black minstrel stuff.- Hey!
Bütün kara aşık şeyler.- Hey!
You speak the common language of a minstrel.
Bir ozanın sıradan diliyle konuşuyorsunuz.
a scullery maid and a broken-down minstrel.
bir bulaşıkhane hizmetçisi ve çökmüş bir ozan.
All that black minstrel stuff.
Bütün kara aşık şeyler.
You think she's a minstrel?
Ne dedin o kız bır ozanmı?
You're a traveling banjo minstrel.
Gezgin bir banjo çalgıcısısın.
The black man's no longer gonna play the minstrel in comics and sci-fi fantasy.
Siyah adam artık çizgiromanlarda ve ve bilim-kurgu fantezilerinde ortaçağ halk ozanını oynamayacaktır.
A minstrel who is also an electronic genius.
Aynı zamanda elektronik dehası bir aşık.
The Minstrel(11 March 1974- 3 September 1990)
The Minstrel( 11 Mart, 1974- 3 Eylül,
And your minstrel, Courtney, is to be tarred and feathered for unlawful association with a deviant.
Ve sizin yamağınız, Courtney, Bu sapık ile uygunsuz ortaklığı nedeniyle katranlanıp tüylenecek.
blackface minstrel shows had become a distinctive American artform, translating formal works
Siyah surat Minstrel( Ozan) gösterileri ve opera gibi resmi eserleri popüler terimlere dönüştüren,
Aunt Jemima originally came from a minstrel show as one of their pantheon of stereotypical Black characters.
Aunt Jemima aslen bir minstrel gösterisinden, stereotipik Siyah karakterlerden oluşan bir panteondan geldi.
with a song in your heart You're a traveling banjo minstrel.
komik dövmeleriyle gezen gezgin bir banjo çalgıcısısın.
You're a traveling banjo minstrel, with a song in your heart and funny tattoos on your head.
Sen kalbinde ki şarkıyla ve kafanda ki komik dövmeleriyle gezen gezgin bir banjo çalgıcısısın.
PETER No money, on my faith; but the gleek,--I will give you the minstrel.
PETER Para yok, benim inanç, ancak gleek, sana verecek halk ozanı.
Omnisky Minstrel wireless IM,
Omnisky Minstrel kablosuz IM,
Not minstrels, I'm going to be a dentist.
Ozan değil dişçi olacağım.
There are too many Minstrels in this country.
Bu ülkede çok fazla halk ozanı var.
Then help me set up an audition for more minstrels.
O halde, daha fazla soytarı için duyuru yapmama yardım edin.
Results: 47, Time: 0.05

Top dictionary queries

English - Turkish