MIRAMAR in Turkish translation

miramarda
miramara
miramarı

Examples of using Miramar in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And you know what the Miramar is worth without me running it?
Başında ben olmazsam Miramarın ne değeri kalır biliyor musun?
January 13th, 1952 Miramar, Argentina.
MIRAMAR, ARJANTİN 13 OCAK 1952.
Miramar, Argentina January 13th, 1952.
MIRAMAR, ARJANTİN 13 OCAK 1952.
Morelli agreed with Roberto and they pushed me out of Miramar.
Morelli ve Roberto anlaşarak beni Miramarın dışına ittiler.
All he's got to do is get Ben Diamond out of the Miramar.
Tek yapması gereken Ben Diamondı Miramardan çıkartmak.
All he has to do… is get Ben out of the Miramar.
Tek yapması gereken Beni Miramardan çıkartmak.
If gambling in Miami passes, I understand that you won't give up the Miramar.
Şayet Miamideki kumar tasarısı geçerse Miramardan vazgeçmemeni anlarım.
We… Ike owns the Miramar,?
Ben… biz… Ike Miramarın sahibiyiz değil mi?
Sy gets Ben out of the Miramar.
Böylece Sy da Beni Miramardan çıkaracak.
You work at Miramar Playa?
Miramar Playada çalışıyorsun?
It-It's miramar root, you know?
Bu bir miramar kökü, bilir misin?
I know that you and the senator are good friends of the Miramar Playa, and I finally wanted to introduce myself.
Sizin ve senatörün Miramar Playanın iyi birer dostları olduğunu biliyorum. Sözün kısası size kendimi tanıtmak istedim.
Miramar Playa Inc. purchased lot"A" from the Bannock family trust in 1953, then mortgaged it back to First Miami Federal for $1,653,000.
Miramar Playa Şirketinin'' A'' hissesi 1953 yılında Bannock Ailesi Vakfından satın alınmış daha sonra 1.653.000 dolara İlk Miami Federesine ipotek edilmiş.
We met at the Miramar. Same time,
Haftada iki defa, aynı saatte Miramarda buluşuyorduk ve soru sormak yoktu,
The Miramar Playa minority ownership is hidden behind the thickest web of companies,
Miramar Playanın azınlık mülkiyetinin sahibi şirketlerin en kalın şebekesinin avukatların,
We saw the potential in Mav and Goose and we sent them to Miramar, which I don't think the Air Force would have done.
Mav ve Goosedaki potansiyeli görüp Miramara gönderdik, kaldı ki Hava Kuvvetleri bunu yapmazdı.
Nothing to do with Saturday movies at the Vox, the Palace, the Miramar the Variétés.
Voxta, Palaceta, Miramarda Variétéste cumartesi filmeriyle ilgili yapacak bir şey yoktu.
And shell corporations this firm has ever seen. The Miramar Playa minority ownership is hidden behind the thickest web of companies,
Miramar Playanın azınlık mülkiyetinin sahibi… şirketlerin en kalın şebekesinin… avukatların, yaşayan ölülerin arkasına saklanıyor…
And shell corporations this firm has ever seen. attorneys, living or dead, The Miramar Playa minority ownership is hidden behind the thickest web of companies.
Miramar Playanın azınlık mülkiyetinin sahibi… şirketlerin en kalın şebekesinin… avukatların, yaşayan ölülerin arkasına saklanıyor… ve paravan şirketler bu firmada hiç görülmemiş.
hotels of the Caribbean, the crown jewels of Havana, and we here at the Miramar Playa are proud to play a part in returning them to their recent glory.
Havananın en değerli mücevherleri. Miramar Playa olarak bu otellerin son zamanlardaki görkemli günlerine dönmesinde rol alacağımızdan gururluyuz.
Results: 112, Time: 0.083

Top dictionary queries

English - Turkish