MUSCLES in Turkish translation

['mʌslz]
['mʌslz]
kasları
muscle
muscular
brawn
musculature
no , case
flex
kas
muscle
muscular
brawn
musculature
no , case
flex
pazılarını
chard
biceps
paz
kaslar
muscle
muscular
brawn
musculature
no , case
flex
kaslarını
muscle
muscular
brawn
musculature
no , case
flex
kasların
muscle
muscular
brawn
musculature
no , case
flex

Examples of using Muscles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You chew, and your jaw muscles, they get tired.
NasıI, çiğne ve çene kasların yorulsun.
Nice work. You have got some strong muscles, boy.
Aferin. Güçlü kasların var evlat.
What if you don't have muscles to do that?
Bunu yapmak için kasların var?
Your knuckles are white, and your jaw muscles are quivering.
Parmak eklemlerin beyazlamış ve çene kasların titriyor.
Perhaps your other muscles will follow. If we can stimulate it.
Eğer beynini uyarabilirsek, diğer kasların onu takip edebilir.
All husbands! Flex your muscles.
Tüm kocalar kaslarınızı esnetin!
He's a statue wrapped in a painting… in a frame made of muscles.
Çerçevesi kaslardan yapılmış bir resme sarılmış bir heykel o.
I can crack big nuts with my butt muscles.
Popomdaki kaslarla kocaman fındıklar kırabilirim.
It's time to turn this mush into muscles.
Lapayı kasa çevirme zamanı geldi.
Two, he should have muscles, or else how will he climb the balcony?
İki, kaslı olmalı yoksa nasıl balkona tırmanabilir?
He can't move any muscles.
Hiçbir kasını hareket ettiremiyor.
My immune system is too weak to fight off my smile muscles.
Bağışıklık sistemim gülümseme kaslarına karşı savaşmada çok zayıf.
A slope, I think, is better for your leg muscles.
Yokuş bacak kaslarına çok daha faydalı.
Look at my manly muscles.
Erkeksi kaslarıma da bak.
One of my muscles.
Benim kaslarımdan birisi.
With our huge muscles, we shall protect you.
Büyük kaslarımız sayesinde seni kolayca koruyabiliriz.
Too bad it's not in her brain or muscles.
Beyninde ya da kaslarında olmaması çok kötü.
I thought I could exercise their brain muscles.
Beyin kaslarınızı çalıştırmanız gerekecek sanırım.
The muscles relax.
Kaslarımız gevşer.
Do you good to move the muscles.
Kaslarınızı hareket ettirmeye çalışın.
Results: 1380, Time: 0.0551

Top dictionary queries

English - Turkish