OBSESSIVE-COMPULSIVE in Turkish translation

obsesif kompulsif
obsessive-compulsive
obsessive compulsive disorder
compulsive behavior
obsesif-kompülsif
obsessive-compulsive
takıntılı
obsession
OCD
compulsion
the preoccupation
like , obsessed with
obsesif-kompulsif
obsessive-compulsive
obsessive compulsive disorder
compulsive behavior
saplantılı
obsession
fixation
you obsess over
delusional
to obsessiveness

Examples of using Obsessive-compulsive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Chris, what are we gonna do with our beautiful little obsessive-compulsive?
Chris, bizim küçük, güzel obsesif kompulsifimizle ne yapacağız?
Suggestions of agoraphobia, obsessive-compulsive disorder.
bilinçsizlik ve düzensizce tekrarlamalar.
Probably obsessive-compulsive, fastidious, and super-smart.- He's clever, really meticulous.
Çok titizdi, zor beğenirdi ve süper zekiydi. muhtemelen obsesif kompulsifti.
hyperactivity, obsessive-compulsive disorder, disorders of impulse control,
hiperaktiflik, obsesif kompulsif bozukluk, dürtü kontrol bozuklukları,
How can you diagnose someone as an obsessive-compulsive disorder and then act like I had a choice about barging in?
Nasıl oluyor da obsesif-kompülsif bozukluk teşhisi koyduğunuz birinin içeri dalma konusunda başka seçeneği varmışçasına davranabiliyorsunuz?
Some viewers have asserted that Sheldon's personality is consistent with Asperger syndrome and obsessive-compulsive disorder.
Diziyi izleyenlerin bir kısmı, Sheldonın Asperger sendromu ve obsesif kompulsif bozukluk belirtileri gösterdiğini savunmaktadır.
And then act as though I had some choice about barging in. Dr. Green, how can you diagnose someone as an obsessive-compulsive disorder?
Dr. Green, nasıl oluyor da obsesif-kompülsif bozukluk teşhisi koyduğunuz birinin… içeri dalma konusunda başka seçeneği varmışçasına davranabiliyorsunuz?
It's reported that thumb twiddling is common in individuals with obsessive-compulsive disorder OCD.
Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu( OKKB), sık sık obsesif kompulsif bozukluk( OKB) ile karıştırılabilir.
As an obsessive-compulsive disorder… Dr. Green, how can you diagnose someone and then act as though I had some choice about barging in?
Dr. Green, nasıl oluyor da obsesif-kompülsif bozukluk teşhisi koyduğunuz birinin… içeri dalma konusunda başka seçeneği varmışçasına davranabiliyorsunuz?
Or he's a psychotic obsessive-compulsive and has already decided how it has to end.
Ya da ruh hastası, obsesif-kompulsif biri ve nasıl bitmesi gerektiğine zaten karar vermiş.
Though washing one's hands 20 to 30 times a day IS obsessive-compulsive, please bear in mind that your husband is a coroner.
Birinin ellerini günde 20-30 kez yıkaması obsesif kompulsif bozukluk olsa da lütfen kocanızın adli savcı olduğunu unutmayın.
We are testing a new medication for social anxiety… panic attacks, agoraphobia and obsessive-compulsive disorder.
Sosyal kaygılar, panik atak, açık alan korkusu… ve obsesif kompülsif kişilik bozukluğuyla ilgili yeni bir ilaç deniyoruz.
impulse control disorder, obsessive-compulsive personality disorder, and obsessive-compulsive disorder can be work-related.
dürtü kontrol bozukluğu, obsesif kompulsif kişilik bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk gibi durumlar işle ilgili olabilir.
bipolar disorder, and the repetitive behaviors of AS have many similarities with the symptoms of obsessive-compulsive disorder and obsessive-compulsive personality disorder.
ASin yineleyici davranışları obsesif kompulsif bozukluk ve obsesif kompulsif kişilik bozukluğu semptomları ile birçok benzerlikler gösterir.
Severe obsessive-compulsive disorder.
Şiddet saplantılı dürtü bozukluğu.
Stanley has obsessive-compulsive disorder.
Stanleyde obsesif kompulsif bozukluk var.
Owen has obsessive-compulsive disorder.
Owenın obsesif kompülsif bozukluğu var.
Because of his obsessive-Compulsive condition.
Obsesif kompulsif durumu yüzünden.
Talk about obsessive-compulsive behavior.
Bunları gördükten sonra gel de saplantılı davranışlardan bahset.
Except for that little obsessive-compulsive thing.
Tabi şu küçük takıntını saymazsak.
Results: 142, Time: 0.0677

Top dictionary queries

English - Turkish