OPENINGS in Turkish translation

['əʊpəniŋz]
['əʊpəniŋz]
açıklık
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
açılışları
openings
açılış
opening
inaugural
is opening
inauguration
keynote
açıklıklar
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
açık
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
kontenjan
quota
openings
spot

Examples of using Openings in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How many openings are there for second-rate hobgoblins?
Burada ikinci sınıf ifritler için kaç tane açılış var,?
There are a lot of openings in the ground around here.
Buralarda zeminde pek çok açıklık var.
In his building all the time. You know, Bob said there are openings.
Bob oturduğu binanın sürekli açık olduğunu söyledi.
It means little stones, doors and openings.
Küçük taşlar, kapılar ve açıklıklar demektir.
possible chapter openings also were on the agenda.
olası fasıl açılışları da gündemdeki diğer konulardı.
Those things are called openings.
O şeylere açılış denir.
Small square ones will create short straight openings.
Küçük kare olanlar kısa düz açıklıklar yaratacaktır.
gallery openings.
galeri açılışları.
restaurant openings.
restoran açılışları.
Modern Chess Openings.
Modern Satranç Açılışları.
There are two solenoids behind the openings.
Açıklığın arkasında iki adet sarmal bobin var.
What if we increase the diameter of the cage openings?
Ya kafes açıklığının çapını arttırırsak?
Are there any clerk openings in Counterintelligence?
Karşı İstihbaratta herhangi bir memur açığı var mı?
There's always openings.
Bunlar daima açıktır.
There were openings for twelve stretcher bearers for the new ward.
Yeni koğuş için 12 sedye taşıyıcısı açığı vardı.
How to Play The Chess Openings.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.
Do I have any openings that this man might fit?
Herhangi bir açığımız varmı bu adamın dolduracağı?
In a long trial like this, openings are very important.
Böylesi uzun davalarda açılış konuşmaları çok önemlidir.
I don't know if there's any openings.
Herhangi bir açık varsa, bilemiyorum.
Then we will rehearse Mike's openings and segues.
Sonra da Mikeın giriş ve geçişlerini prova edeceğiz.
Results: 122, Time: 0.0836

Top dictionary queries

English - Turkish