OWLS in Turkish translation

[aʊlz]
[aʊlz]
kuşları
bird
birdie
avian
fowl
kuşu
bird
birdie
avian
fowl
kuşlarını
bird
birdie
avian
fowl

Examples of using Owls in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You think I don't see the faces of owls every night I close my eyes?
Her gece gözümü kapatınca o baykuşları görüp duruyorum?
Probably something like OCD pandas or owls that say"whom.
Muhtemelen obsesif kompulsif bozukluğu veya baykuşların'' kim'' lafını söylemesiyle ilgili bir şeyler söyleyecek.
We're ready. Seems like a lot of blood for two owls.
Hazırız. İki baykuş için çok kan var gibi.
Face painting, folk dancing. yarn owls, dream catchers They have got driftwood art.
Yüz boyama, folklör. sürükleme sanatı, masal baykuşları, rüya yakalayıcılar.
Owls are supposed to be very wise.
Baykuşların çok akıllı oldukları düşünülmektedir.
There's one where two owls are pissing in each other's mouths.
Bir tanesinde de iki baykuş birbirinin ağzına işiyor.
So you're gonna be busy tonight with the owls then?
Demek bu gece baykuşları inceleyeceksin?
And owls are supposed to be clever?
Ve baykuşların zeki olması mı gerekiyor?
Нow did уou know? You mеntionеd thаt Sophiе сollесts owls.
Nereden bildin? Sophienin baykuş koleksiyonundan bahsetmiştin.
So you will be busy tonight with the owls, then huh?
Demek bu gece baykuşları inceleyeceksin?
That the Owls were a game-changer. I mean,
Kendin Baykuşların oyun değiştirici olduğunu söyledin.
Owls in blankets, and some tree soup. I will get the wasp tapenade.
Bana da eşek arısı ezmesi, baykuş böreği ve ağaç çorbası.
I saw that movie too. That scares the owls away.
O filmi ben de izledim. Baykuşları korkutur.
When I woke up, I saw the owls were kind of laying around.
Uyandığımda, baykuşların yan gelip yattığını gördüm.
I will get the wasp tapenade, owls in blankets, and some tree soup.
Bana da eşek arısı ezmesi, baykuş böreği ve ağaç çorbası.
Daddy, did you know… that when owls die they cough up a fur-ball?
Baba, baykuşların öldüğünde… tüy yumağı kustuklarını biliyor muydun?
But owls make the best hunters for one reason alone.
Kludd ama baykuşların en iyi avcı olmasının tek bir sebebi vardır.
I mean, you just said yourself that the Owls were a game-changer.
Demek istediğim, daha biraz önce kendin Baykuşların oyun değiştirici olduğunu söyledin.
The answer is me and dead owls don't give a hoot.
Cevap; benim ve ölü baykuşların umurunda değil.
If you win, I will show you where the owls live.
Eğer sen kazanırsan sana baykuşların nerede yaşadığını göstereceğim.
Results: 442, Time: 0.0428

Top dictionary queries

English - Turkish