PANS in Turkish translation

[pænz]
[pænz]
tava
pan
skillet
fry
wok
frypan
lazımlıklarını
bedpan
potty
chamber pot
pot
tencereleri
pot
kettle
pans
cooker
a tureen
tavalar
pan
skillet
fry
wok
frypan
tavaları
pan
skillet
fry
wok
frypan
tavalardan
pan
skillet
fry
wok
frypan

Examples of using Pans in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Frying pans, flames and booze went out with Adam Jones.
Tavaları, alevleri ve içkiyi kullanarak kızartma devri Adam Jones ile birlikte bitti.
Pots and pans, all prices, all sizes.
Tencere ve tavalar, her fiyatta, her boyutta.
Just pots and pans. What?
Ne? Sadece tencere ve tava.
Change the fuckin' bed pans!- Chief!
Şef! Lanet yatak lazımlıklarını değiştir!
Do you remember where you put the pans?
Tavaları nereye koyduğunu hatırlıyor musun?
These pots and pans are a disgrace,
Bu tencereler ve tavalar rezalet durumda,
Someone to change the bed pans! Maybe, may be you can get.
Değiştirmek için birini bulabilirsiniz! Belki, belki yatak lazımlıklarını.
Late one night, my parents are throwing pans at each other.
Bir gece geç vakitlerde annem ve babam birbirlerine tava fırlatıyorlardı.
They don't look much used to me. Those gold pans.
O altın tavaları, bana hiç kullanılmış gibi gelmedi.
She took pots, pans, the blender. She took clothes.
Tencereler, tavalar, karıştırıcıyı almış. Elbiselerini aldı.
Maybe, maybeyou can get someone to change the bed pans!
Değiştirmek için birini bulabilirsiniz! Belki, belki yatak lazımlıklarını.
Those gold pans, they don't look much used to me.
O altın tavaları, bana hiç kullanılmış gibi gelmedi.
She took clothes. She took pots, pans, the blender.
Tencereler, tavalar, karıştırıcıyı almış. Elbiselerini aldı.
Yeah, the pots and pans.
Tencere ve tavaları.- Evet.
There's a cupboard for pans and crockery.
Tavalar ve tabaklar için bir dolap var.
I brought the pots and pans. Hello.
Tencere ve tavaları getirdim. Merhaba.
Glassware, pots, pans, appliances.
Zücaciye, kaplar, tavalar, alet edevat.
I put the pans in the box, Mrs.
Tavaları kutuya koydum, Bn.
Maureen, honey, let's go play with the pots and pans.
Maureen, hayatım, haydi tencere ve tavalar ile oynamaya gidelim.
You're keeping the pans in the kitchen.
Tavaları mutfakta tutuyorsunuz.
Results: 160, Time: 0.0466

Top dictionary queries

English - Turkish