PAYCHECK in Turkish translation

maaş
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
ödeme çekim
maaşını
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
maaşım
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
maaşımı
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
maaş çekim
maaş çekine
çekimi ödüyordum

Examples of using Paycheck in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So when do you get your first paycheck?
İlk maaşını ne zaman alıyorsun peki?
Once I get a paycheck, right? Yeah.
Evet, bir maaşım olduğunda, değil mi? Bir tane var.
The Army sent his last paycheck to his family.
Ordu son maaş çekini ailesine yolladı.
The thing is… I feel like I'm just a paycheck.
Kendimi sadece maaş çeki gibi hissediyorum. İşte.
Or settle to a shitty job like me for a paycheck.
Ya da benim gibi maaş için boktan bir işe razı ol.
Look at this paycheck!
Şu maaş çekine bak!
Am I losing a paycheck for this?
Maaşımı bu yüzden mi kaybediyorum?
Somebody probably jumped, didn't get their paycheck.
Herhalde maaşını alamayan birisi intihar etmiştir.
Yeah. Once I get a paycheck, right?
Evet, bir maaşım olduğunda, değil mi? Bir tane var?
I get a paycheck and benefits.
Maaş çekim ve maaş dışı haklarım var.
Yeah, at the end of the week when he gets his paycheck.
Evet, hafta sonunda maaş çekini aldığında.
Also, I need a company car.- Paycheck.
Maaş çeki. Bir de şirket arabasına ihtiyacım var.
Every meal's a banquet, every paycheck a fortune, every formation a parade.
Her yemek ziyafet, her maaş servet, her filo resmigeçit.
I really need this paycheck.
Bu maaş çekine gerçekten ihtiyacım var.
I came back to pick up a paycheck.
Maaşımı almak için geldim.
To pick up his paycheck. No, but Teddy said he would be stopping by.
Hayır, ama Teddy maaşını almak için bugün uğrayacağını söyledi.
My wife will kill me if the paycheck is thinner.
Maaşım daha azalırsa karım beni öldürür.
Oh, by the Wayans Brothers, my paycheck bounced.
Bu aradans kardeşler*, maaş çekim karşılıksız çıktı.
Recently, they have not been giving her her paycheck on time.
Son zamanlarda, ona maaş çekini zamanında vermiyorlar.
These guys, I… Um… I was depositing my paycheck.
Bu adamlar-- Çekimi ödüyordum.
Results: 282, Time: 0.0659

Top dictionary queries

English - Turkish