PEBBLES in Turkish translation

['peblz]
['peblz]
pebbles
çakıltaşları
pebbles
çakıltaşı
pebble
rock
çakıl taşlarını

Examples of using Pebbles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Those pebbles that you painted green.
Yeşile boyadığın çakıl taşlarını.
Seven thousand… magic pebbles, redeemable for virtual stickers.
Sihirli çakıl, sanal etiket olarak bozabilirim.
What for?- Pebbles.
Çakıl taşlarını ne yapacaksın?- Çakıl taşları.
Those pebbles That you painted green At the sky.
Gökyüzüne doğru Yeşile boyadığın çakıl taşlarını.
Wait, isn't Pebbles Fred and Wilma's kid?
Dur, Çakıl, Fred ve Wilmanın çocuğu değil mi?
Pebbles. Are they for your work?
İşin için mi?- Çakıl taşları.
Like I have never seen you like that before whenever Pebbles Flintstone wears a leopard mini-dress.
Çakıl çakmaktaşın her leopar desenli mini elbise giydiğinde seni o halde görmedim sanki.
Are they for your work?- Pebbles.
İşin için mi?- Çakıl taşları.
Found a few small pebbles of a different rocky material.
Farklı bir kayalık malzeme birkaç küçük çakıl bulundu.
It was like little pebbles rolling down a hill.
Bir tepeden aşağıya yuvarlanan küçük çakıl taşları gibiydi bu.
You think that's funny, Pebbles?
Çok komik Çakıl!
And they would escape to some island he would throw pebbles against her window.
Ve birlikte kimsenin bilmediği bir adaya kaçacaklardı. Rick onun camına çakıl taşları atacaktı.
They're just tightly compacted rocks and pebbles.
Sadece sıkıştırılmış kaya ve çakıl.
Those pebbles had a devilish power.
O çakıl taşlarında şeytani bir güç vardı.
And more unexploded grenades and shells than there are pebbles on that beach.
Sahilindeki çakıl taşlarından fazla patlamamış el bombası var.
Or you could get a good, strong bag and fill it with pebbles.
Ya da güzel bir çanta bulup içini çakıl taşıyla doldurabilirsin.
Two pebbles.
İki çakıltaşına.
Yeah, you know… Rocks for your garden, Pebbles, sprinkler heads.
Evet, işte bahçeye koymak için kayadır çakıl taşıdır, püskürtme kafasıdır;
The colours of the stones. The pebbles on the stream's bed.
Taşın renkleri. dere yatağındaki çakıltaşları.
I know she Fruity Pebbles, but, man, that's cold.
Kadın Fruity Pebbles gibi biliyorum ama bu şuursuzluk.
Results: 138, Time: 0.0478

Top dictionary queries

English - Turkish