PENISES in Turkish translation

['piːnisiz]
['piːnisiz]
penis
dick
cock
penile
dicks
phallic
penisi
pence
pen
is peni
pfennig
aletler
tool
device
instrument
thing
machine
equipment
dick
cock
gadget
rig
penisler
dick
cock
penile
dicks
phallic
penisleri
dick
cock
penile
dicks
phallic
penislerini
dick
cock
penile
dicks
phallic
penisini
pence
pen
is peni
pfennig

Examples of using Penises in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A book tells us… that witches used to do it with metal penises.
Bir kitap bize söyler ki… cadılar işi metal penisler ile yapardı.
While mating, the males chew each other's penises off.
Çiftleşirken, erkekler birbirinin penisini çiğner.
Cause they generally have big, big, big penises, Dixie: I like it hardcore.
Sert severim. Genelde büyük penisleri vardır.
Honey, half the people at this table have penises.
Anne, bu masadaki insanların yarısının penisi var.
I got it right… when did men start shaving their penises?
Kolumda… Erkekler penislerini tıraş etmeye ne zaman başladı?
Okay. Gentlemen, the penises in your hands, that is your penis..
Pekala beyler, elinizdeki penisler sizin penisleriniz..
I didn't think doctors had penises. I'm surprised.
Saşırdım. Doktorların penisleri yok sanırdım.
I will be right back to cut your penises.
Burada bekleyin, hemen dönüp penisini keseceğim.
Honey, half the people at this table have penises.
Tatlım, bu masadaki insanların yarısının penisi var.
When did men start shaving their penises?
Kolumda… Erkekler penislerini tıraş etmeye ne zaman başladı?
It's not like we don't have penises in our faces every day of the week!
Sanki bizim gözümüze haftanın her günü penisler sokulmuyor!
Actually, one of my jobs was to reinflate the penises so they could get flattened again.
Aslında bir görevim de, tekrar ezebilelim diye penisleri yeniden şişirmekti.
Half my girlfriends have penises.
Kız arkadaşlarımın yarısının penisi var.
Think of it as flattening the penises of their heart.
Yüreklerinin penislerini düzleştirmek gibi düşünebilirsiniz.
Those poor penises.
Zavallı penisler.
Half the world has penises.
Dünyanın yarısının penisi var.
Props gave me a bunch of dog penises for you to look at.
Eşya bölümündekiler bir bakman için köpek penislerini gönderdiler.
I didn't think doctors had penises.
İlginç… Doktorların penisi yok sanırdım.
Men measured their own penises and sent in their size.
Yani… erkekler kendi penislerini kendileri ölçüp bildirmişlerdi.
Hey, look. Guess who's got two penises and all the agency?
Baksana. Bil bakalım kimin iki penisi ve becerisi var?
Results: 332, Time: 0.0593

Top dictionary queries

English - Turkish