PONDS in Turkish translation

[pɒndz]
[pɒndz]
göletler
pond
puddle
pool
pondlar
havuzları
pool
pond
swimming
poolside
gölleri
lake
pond
lagoon
ponds
gölcüklerdir
pond
a puddle
golcuk
göletleri
pond
puddle
pool
göletlerde
pond
puddle
pool
gölet
pond
puddle
pool
pondsu
pondları

Examples of using Ponds in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No, just ponds and lakes and cocky pretty boys.
Hayır, sadece göller ve göletler var.
Are we gonna come across any more ponds before dark?
Karanlık çökmeden karşımıza bir-iki gölet daha çıkacak mı?
Fish have been raised as food in pools and ponds for thousands of years.
Balıklar binlerce yıldır havuzlar ve göletlerde gıda olarak kullanılmak üzere beslenmişlerdir.
Koi ponds, alleys, Yarn Ball Emporium on Seventh.
Göletleri, sokak aralarını, iplik mağazalarını.
The creeks and ponds are frozen over.
Dereler ve göletler donmuştur.
There are no ponds or streams at the burial site.
Gömü alanında gölet veya akarsu yok.
I want to skate on frozen ponds.
Donmuş göletlerde paten kaymak istiyorum.
But I don't see Admiral Killian or Commander Ponds.
Fakat Amiral Killianı ve Kumandan Pondsu görmüyorum.
So maybe we could use one ofthose little ponds that they have on the golf course?
Belki bunun için golf sahasındaki ufak göletleri kullanabiliriz?
The creeks and ponds are frozen over.
Dere ve göletler donmuş.
Mustn't forget the Ponds!
Pondları unutmamak gerek!
Two streams, three ponds with a two-and-a-half mile riverfront!
Üç gölet.- İki akarsu, 2,5 mil kıyı şeridiyle!
Artificial rivers(canals) and ponds are a part of Azerbaijan's water systems.
Yapay nehirler( kanallar) ve göletlerde Azerbaycan su kaynaklarının bir parçasıdır.
I'm afraid Admiral Killian and Commander Ponds are lost.
Korkarım, Amiral Killianı ve Kumandan Pondsu kaybettik.
We're checking all the ponds in the county.
Eyaletteki tüm göletleri arıyoruz.
There are no ponds or streams at the burial site.
Gömü alanına yakın gölet ya da akarsu yok ki.
Mustn't forget the Ponds, Neffy! And the Ponds!
Pondları unutmamak gerek! Bir de Pond ailesi tabii!
Weeping willows grow near water… Lakes or ponds.
Salkım söğütler genelde su kenarlarında yetişir göl ve göletlerde.
But I don't see Admiral Kilian or Commander Ponds.
Fakat Amiral Killianı ve Kumandan Pondsu görmüyorum.
It behaved like these lava ponds.
Tıpkı hareket eden bu lav göletleri gibi.
Results: 114, Time: 0.0668

Top dictionary queries

English - Turkish