PYLON in Turkish translation

['pailɒn]
['pailɒn]
pilon
pylon
sütun
column
pillar
pylon
kuleden
tower
turret
rig
direklerdeki
straight
directly
just
right
pole
mast
post
pillars
pilonda
pylon

Examples of using Pylon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Helm, I hope you see that pylon.
Dümen, umarım şu pilonları görüyorsunuzdur.
All personnel in lower pylon one, report to outer ring airlock.
Alt Bölme 1deki tüm personel, dış bölgedeki hava kilidine gidin.
Pylon three will be shut down for 48 hours.
İşaret kulesi üç 48 saat sonra kapatılacak.
No, it's on Pylon Street No one hanged himself there.
Hayır Pylon caddesinde. Orada kimse kendini asmadı.
Helm, I hope you see that pylon.
Dümen, işaret kulsini görürsün umarım.
The pylon adjustments went well because of you.
İşaret kulesi ayarlamaları sayende güzel gitti.
It's not a pylon, there is an anomaly. You were wrong.
Bu bir pilon değil, bir anomali var. Yanılmışsın.
The daring that made him a great war ace is now paying off on the pylon turns.
Cesareti Shumannı büyük bir savaş kahramanı yapmıştı ve şimdi de pilon dönüşlerinde meyvesini veriyor.
A Klingon ship just de-cloaked off Upper Pylon 3 and is requesting permission to dock.
Üst sütun 3ün yanında bir Klingon gemisi görünür hale geldi ve yanaşma izni istiyor.
And is requesting permission to dock. A Klingon ship just decloaked off upper pylon three.
Üst sütun 3ün yanında bir Klingon gemisi görünür hale geldi… ve yanaşma izni istiyor.
As they turn the lake pylon and head for the field pylon, it's still Burnham in the lead,
Pilotlar göl pilonunu dönüp pist pilonuna doğru yönelirlerken Burnham hâlâ birinci sırada.
We have Klingons on the Promenade, the Habitat Ring and lower pylon 3.
Klingon askerleri… gezinti güvertesi, yaşam alanlarına ve… üçüncü sütunun alt kısmına girdi.
I have six pylons that need a complete security sweep.
Tam 6 tane sütun var ki tam güvenlik taramasından geçmeli.
Because limestone is the material which the bridge support pylons are made of.
Çünkü köprünün destek pilonları kireç taşından yapılmış.
Which the bridge support pylons are made of. Because limestone is the material.
Çünkü köprünün destek pilonları kireç taşından yapılmış.
you turn the pylons.
sen de pilonları döneceksin.
And there's beams and foundation pylons.
Ayrıca direk ve temel pilonları var.
I want those pylons operational.
O kulelerin çalışır hale gelmesini istiyorum.
I'm making sure the pylons are working by morning.
Sadece kulelerin sabaha çalışmasını sağlamaya çalışıyorum.
All pylons are secured.
Tüm bölmeler güvende.
Results: 43, Time: 0.1067

Top dictionary queries

English - Turkish