RAVISHING in Turkish translation

['ræviʃiŋ]
['ræviʃiŋ]
büyüleyici
fascinating
charming
enchanting
glamorous
captivating
ravishing
amazing
magical
dazzling
mesmerizing
güzel
good
beautiful
nice
pretty
fine
great
cool
lovely
well
sweet
ırza geçmeyi
güzelsin
good
beautiful
nice
pretty
fine
great
cool
lovely
well
sweet
enfes
delicious
exquisite
delightful
yummy
fabulous
gorgeous
good
great
beautiful
scrumptious
büyüleyici görünüyorsun

Examples of using Ravishing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ravishing. Is it too sexy of an outfit?
Çok mu seksi bir kıyafet? Büyüleyici.
Ravishing. Is it too sexy of an outfit?
Çok mu seksi oldu? Büyüleyici.
They have just finished ravishing each other's bodies for the first time.
İlk kez birbirlerinin vücutlarının ırzına geçmeyi yeni bitirmişler.
You really are ravishing. Come.
Gelin.- Çok güzelsiniz.
Come. You really are ravishing.
Gelin.- Çok güzelsiniz.
Your derriere looks really rather ravishing from this vantage point. Oh, Dor?
Popon bu açıdan oldukça büyüleyici gözüküyor. Oh, Dor?
What? You look… ravishing.
Büyüleyici görünüyorsun. Ne var?
You're looking absolutely ravishing this evening, Lavinia.
Bu akşam kesinlikle büyüleyici görünüyorsun Lavinia.
I haven't had the chance to tell you how ravishing you look tonight.
Bu akşam ne kadar büyüleyici göründüğünüzü… söyleme fırsatım olmadı.
May I say that you are looking ravishing today?
Bugün muhteşem göründüğünü söyleyebilir miyim?
You're going to kill her. You looked absolutely ravishing… the other night.
Geçen gece kesinlikle büyüleyici görünüyordun. Onu öldüreceksin.
She looked ravishing.
O büyüleyici görünüyordu.
Oh, Dor? Your derrière looks really rather ravishing from this vantage point?
Popon bu açıdan oldukça büyüleyici gözüküyor. Oh, Dor?
And I heard those ravishing refrains!
Ve o mest eden nakaratlarını duydum!
In your size… you will look ravishing.
Sizin bedeninizde büyüleyici görüneceksiniz.
Ravishing creature.
Muhteşem bir yaratık.
The most beautiful, the most gorgeous, ravishing woman in the whole world.
Dünyanın en güzel, en muhteşem, en büyüleyici kadını.
You ladies look ravishing.
Göz kamaştırıyorsunuz hanımlar.
Absolutely ravishing.
Kesinlikle büyüleyici.
You look ravishing.
Muhteşem görünüyorsun.
Results: 100, Time: 0.0605

Top dictionary queries

English - Turkish