RED PEN in Turkish translation

[red pen]
[red pen]
kırmızı kalemi
red fort
red fortress
kırmızı kalem
red fort
red fortress
kırmızı kalemle
red fort
red fortress

Examples of using Red pen in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Black pen, red pen, paper, or clop… That's his hole punch.
Siyah kalem, kırmızı kalem, kağıt… or'' clop''… thats his hole punch.
It's only the stuff that you, my darling writes that I will be able to run a red pen all over and pick it apart.
Bunu yapabilecek tek eleman sensin sevgilimin yazdıklarını kırmızı kalemle çizip didik didik edebilirim.
You need to anticipate what he wants black pen, red pen, paper, or"Clop.
Siyah kalem, kırmızı kalem, kağıt… ya da zımba.
Get off your desk, sit in your chair, pick up the red pen to the left of you.
sandalyene otur… solundaki kırmızı kalemi al ve söylediklerimi not et.
Get off your desk, sit in your chair, pick up the red pen to the left of you and take down everything I say.
Masandan kalk, koltuğuna otur… sol yanındaki kırmızı kalemi al ve söylediğim her şeyi yaz.
Black pen, red pen, paper or"clop"… that's his hole punch.
Siyah kalem, kırmızı kalem, kağıt… Siyah kalem, kırmızı kalem, kağıt… or'' clop''… thats his hole punch.
Then go get a bunch of yellow stickies and a red pen because that's what you're going to be using for the next couple of weeks.
Sonra birkaç sarı yapışkan kağıt ve bir kırmızı kalem edinin çünkü bunları… önümüzdeki birkaç hafta boyunca kullanıyor olacaksınız.
This is an undergraduate volunteer-- we have 30,000 undergraduates so we can choose among them-- that's actually just a red pen mark.
Bu gönüllü bir lisans öğrencisi-- 30.000 lisans öğrencimiz var o zaman aralarından seçebiliriz-- bu aslında kırmızı bir kalem işareti.
sit in your chair, pick up the red pen to the left of you.
solunda duran kızmızı kalemi al ve ne dersem onu yap.
Grinding out pieces and then… having horrid nightmares of Mrs. Duke and her infamous red pen.
Kağıdımda bırakacağı izlere dair kabuslar görürdüm. deli gibi çalışıp sonra da Bayan Dukeün ünlü kırmızı kaleminin.
A lot of people have red pens.
Birçok insanda kırmızı kalem var.
Two black and two red pens.
İki siyah ve iki kırmızı kalem.
He threw out all his red pens.
Kırmızı kalemlerinin hepsini attı.
Hand in your red pen.
Kırmızı kalemini teslim et.
Where is my red pen?
Kırmızı kalemim nerede?
I like a red pen.
Ben sadece kırmızı kalemi severim.
Just a bit of red pen.
Birazcık kırmızı kalem yalnızca.
My red pen ran out of ink.
Kırmızı kalemin mürekkebi bitmişti.
I use my head and a red pen.
Kafamı ve kırmızı kalemimi kullanırım.
Do you see the red pen drive?
Kırmızı flaş belleği gördün mü?
Results: 80, Time: 0.0415

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish