SALAD FORK in Turkish translation

['sæləd fɔːk]
['sæləd fɔːk]
salata çatalı
salata çatalıdır
salata çatalını

Examples of using Salad fork in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Also, I was wrong. There is a little dirt in it, and a salad fork.
Ayrıca yanılmışım. İçinde biraz kir ve bir salata çatalı var.
There is a little dirt in it, and a salad fork. Also, I was wrong.
Ayrıca yanılmışım. İçinde biraz kir ve bir salata çatalı var.
That protrusion from his left cornea is a salad fork. If my Miss Manners serves me right.
Eğer sofra terbiyem beni yanıltmıyorsa sol korneadaki çıkıntı bir salata çatalı.
Butter knife, salad fork, fish course fork, dinner fork..
Tereyağı bıçağı, salata çatalı, balık yemek çatalı, yemek çatalı..
You always eat outside-in, so to set for salad, we will put the salad fork to the outside of the dinner fork
her zaman dıştan içe doğru yersiniz bu yüzden salata düzeni için salata çatalını yemek çatalının dışına
You can stay here and choose salad forks with me.
Burada kalıp benim yerime salata çatalı seçebilirsin.
I forgot the salad forks.
Salata çatallarını unutmuşum.
That's a salad fork.
Ama o salata çatalı değil!
That's a salad fork!
O bir salata çatalı.
Shrimp fork, salad fork, dinner fork..
Salata çatalı, yemek çatalı. Karides çatalı..
Excuse me, that's your salad fork.
Pardon ama o salata çatalın.
The oyster fork goes next to the salad fork.
Istiridye çatalı sol tarafta durur, salata çatalının yanında.
Tom mistakenly ate his entree with his salad fork.
Tom yanlışlıkla salata çatalıyla antreyi yedi.
Okay, now, which one is the salad fork?
Pekala, şimdi, hangisi salata çatalı?
No, no that's a chilled salad fork.
Hayır baba, o soğutulmuş bir salata çatalı.
No, Dad, that's a chilled salad fork.
Hayır baba, o soğutulmuş bir salata çatalı.
A chilled salad fork. No, no, Dad.
Hayır baba, o soğutulmuş bir salata çatalı.
No, no, Dad, th-that's a chilled salad fork.
Hayır baba, o soğutulmuş bir salata çatalı.
No, no, Dad, th-that's a chilled salad fork.
Hayır, hayır. Soğuk salata çatalı.
It's just… the outside fork is usually the salad fork.
Sadece, dıştaki çatal salata çatalıdır.
Results: 78, Time: 0.0367

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish