SALLINGER in Turkish translation

sallinger
when sallinger wakes

Examples of using Sallinger in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sallinger has no priors. Somebody's.
Birinin işte. Sallingerın sabıkası yok.
Somebody's. Sallinger has no priors.
Birinin işte. Sallingerın sabıkası yok.
Address for Gregory Sallinger. Jesus.
Tanrım. Gregory Sallingerın adresi.
Jesus. Address for Gregory Sallinger.
Tanrım. Gregory Sallingerın adresi.
We will stay on Sallinger until the police drag him in.
Polis onu içeri alana dek Sallingera odaklanalım.
Roland Sallinger was released this afternoon to help and I am sure… of a phone call from you.
Roland Sallinger bana yardımcı olmak üzere bugün serbest bırakıldı ve… Eminim ki tarafınızdan bir telefon çağrısı üzerine bırakılmıştır.
I need a minute to process… or I will move on to your fingers. Tell me everything you know about Sallinger.
Sallinger hakkında bildiğin her şeyi anlat yoksa sıra parmaklarına gelir. Sindirmem için biraz zaman.
Tell me everything you know about Sallinger, or I will move on to your fingers.
Sallinger hakkında bildiğin her şeyi anlat
maiming Sallinger. Money that you will need if the DA decides to prosecute you.
verirse paraya ihtiyacın olacaktır. İki polise saldırıp Sallingerı yaralaman gibi ağır suçlardan.
for assaulting those two police officers, maiming Sallinger.
İki polise saldırıp Sallingerı yaralaman gibi ağır suçlardan.
Mr. Sallinger!
Bay Sallinger!
Mr. Sallinger is unavailable.
Bay Sallinger müsait değil.
Sallinger's not here.
Sallinger burada değil.
Sallinger got to her first.
Ona önce Sallinger ulaştı.
Your third mark, Gregory Sallinger.
Üçüncü kurbanın, Gregory Sallinger.
I thought Sallinger was under police surveillance.
Sallinger polis gözetiminde sanıyordum.
You think Sallinger did this?
Sence Sallinger mı yaptı?
Sallinger kidnapped a friend of mine.
Sallinger bir arkadaşımı kaçırdı.
God knows what Sallinger's doing right now.
Kim bilir, Sallinger şu an ne yapıyor.
I'm taking on the Sallinger case.
Sallinger davasında çalışıyorum.
Results: 104, Time: 0.0255

Top dictionary queries

English - Turkish