SIDING in Turkish translation

['saidiŋ]
['saidiŋ]
kaplama
hull
plate
coating
siding
veneer
casing
covering
overlay
crown
anodized
tarafını
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
kenarlarında
edge
side
margin
crust
the hem
parallelogram
don't pull
tarafında
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
yanındaki alüminyum kaplama kendi mi
hattın
line
dial
calligraphy

Examples of using Siding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I sell aluminum siding in Minneapolis. My name is Earl Johnson.
Johnson, ve Minneapolisde alüminyum kaplama satıyorum. Adım O.
I sell aluminum siding in Minneapolis. My name is Earl Johnson.
Adım O. Johnson, ve Minneapolisde alüminyum kaplama satıyorum.
I invented aluminum siding.
Alüminyum kaplamayı icat ettim.
Siding with me has cost her their affections.
Benim tarafımda olması, onların sevgisini kaybetmesine yol açtı.
Siding with the Doctor is a very dangerous thing to do.
Doktorla aynı tarafta olmak çok tehlikeli bir şeydir.
With so many people siding with fear, how far will this go?
Bu kadar insan korkunun tarafındayken, bu daha ne kadar gidecek?
Siding with my enemies.
Resmen düşmanlarımla taraf oluyorsun.
Look, I'm sorry if you felt like I was siding with Gabe this morning.
Bak sabah Gabe ile aynı tarafta olduğumu düşündüysen özür dilerim.
Siding with humans?
İnsanların tarafındasın.
He also believes the Langarans would prefer siding with us if given the choice.
Aynı zamanda Langaralıların seçme hakkı verilmesi durumunda bizim tarafımızda olacaklarına inanıyor.
Railway siding, Compiegne Forest.
Demiryolu manevra hattı, Compiegne Ormanı.
Enough time to go to the switch, get it off the mainline and onto that siding.
Makası değiştirip, trenin yan hatta geçmesini sağlamana yeter.
Just get in that siding and sit tight until we give you the all-clear.
Bizden talimat alana kadar, o yan hatta… girin ve sıkı durun.
The other two tracks are used as a siding.
Diğer iki ray bir kaplama olarak kullanılır.
And slapped up some aluminum siding, it wouldn't be half bad.
Aliminyum ile kaplasalar bu kadar kötü olmazdı.
I have never seen you siding for someone.
Seni hiç birinin savunurken görmemiştim.
You siding' with him now?
Şimdi de onun tarafında mısın?
Look at you siding with him already.
Bak, nasıl da onun tarafını tutuyorsun.
You guys are siding with the enemy?
Düşmanın tarafını mı tutuyorsunuz artık?
Look! Red herbs… Siding with your beloved Countess again!
Yine sevgili Kontesinden yanasın. Kızıl ilaçmış… Bak!
Results: 72, Time: 0.0627

Top dictionary queries

English - Turkish