SUPERIORITY in Turkish translation

[suːˌpiəri'ɒriti]
[suːˌpiəri'ɒriti]
üstün
superior
supreme
outstanding
mighty
superiority
dominant
prevail
advantage
majestic
uppermost
üstünlüğünü
superior
supreme
outstanding
mighty
superiority
dominant
prevail
advantage
majestic
uppermost
bir üstülükle
superiority
üstünlük
superior
supreme
outstanding
mighty
superiority
dominant
prevail
advantage
majestic
uppermost
üstünlüğü
superior
supreme
outstanding
mighty
superiority
dominant
prevail
advantage
majestic
uppermost

Examples of using Superiority in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Soviet intellectual superiority over the decadent West.
Satrançta üstünlüğün… çökmüş batıdaki Sovyet zeka üstünlüklerini kanıtladığına inanıyorlar.
Proves Soviet intellectual superiority over the decadent west.
Satrançta üstünlüğün… çökmüş batıdaki Sovyet zeka üstünlüklerini kanıtladığına inanıyorlar.
I can't work with you. Until you acknowledge my superiority.
Sen üstünlüğümü kabul edene kadar seninle çalışamam.
And superiority. Well it's a nice match with your condescension.
Lütufkârlığına ve üstünlüğüne layık olmuş.
Your moral superiority, how it feels to offer me scraps while you move into my life?
Ahlaki üstünlüğün… Sen benin hayatıma taşınırken bana artıkları sunman?
How it feels to offer me scraps while you move into my life? Your moral superiority.
Ahlaki üstünlüğün… Sen benin hayatıma taşınırken bana artıkları sunman.
This isn't about your independence or superiority.
Üstünlüğün bağımsızlık demek Almayayım. değildir.
This isn't about your independence or superiority.
Almayayım. Üstünlüğün bağımsızlık demek değildir.
Look at you, high on the fumes of your moral superiority.
Ahlaki üstünlüğünün dumanı kafa yapmış.- Tipe bak.
Saying that space-based weapons are our only defence against the southern block's numerical superiority.
Güney bloğunun sayısal üstünlüğüne karşı en iyi savunma olduğunu söyledi.
only your superiority is eternal.
sadece senin üstünlüğün ebedidir.
Frankly, I don't know how long we can hold our scientific superiority over the horse.
İçtenlikle söyleyeyim, ata olan bilimsel üstünlüğümüzü ne kadar sürdürebiliriz bilemiyorum.
The Germans held air superiority.
Ancak Almanlar halen hava üstünlüğüne sahiptir.
The object wasn't to do damage but to establish your superiority as a warrior.
Amaç zarar vermek değildi.'''' Bir savaşçı olarak üstünlüğünüzü kanıtlamaktı.
You enjoy that superiority while you rot in this prison for all eternity!
Sonsuza kadar bu hapishanede çürürken bu üstünlüğün tadını çıkar!
Your brother must acknowledge my superiority.
Kardeşin benim üstünlüğümü tanımalı.
You should be standing at attention, saluting my superiority.
Hazır ol pozisyonunda, üstünlüğüme selam durmalısınız!
You claim you have military superiority.
Ediyorsunuz. Askeri üstünlüğünüz olduğunu iddia.
We're all set, but don't really have troop superiority.
Hepimiz hazırız, ancak gerçek askeri üstünlüğünüz yok.
Belief in one's self-created superiority.
Kişinin kendi yarattığı üstünlüğüne güvenmesi.
Results: 368, Time: 0.0499

Top dictionary queries

English - Turkish