TACTICS in Turkish translation

['tæktiks]
['tæktiks]
taktikleri
tactical
tac
strategy
play
ploy
taktikler
tactical
tac
strategy
play
ploy
taktik
tactical
tac
strategy
play
ploy
taktiklerini
tactical
tac
strategy
play
ploy

Examples of using Tactics in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have studied his tactics and I have studied the man.
Onun taktiğini ve kişiliğini çok iyi inceledim.
What were your deployment tactics there?
Oradaki yayılma taktikleriniz neler?
You will have to come up with better scare tactics.
Daha iyi korkutma taktikleriyle karşıma çıkmam gerekiyor.
My tactics may be aggressive,
Taktiklerim biraz agresif olabilir
That's why I recognized the tactics.
İşte taktiklerden böylece tanıdım.
And scare tactics don't work on me.
Ayrıca korkutma taktikleriniz bende işe yaramaz.
I know you're uncomfortable with some of these tactics, Jack.
Bu taktiklerin bazılarının seni rahatsız ettiğini biliyorum, Jack.
And I would seriously caution you not to question my grading tactics again.
Bir daha not verme taktiklerimi sorgulamamanız konusunda sizi ciddi ciddi uyarıyorum.
That shooting, your tactics… Were necessary and proportionate to the threat.
O silahların ateşlenmesi, taktikleriniz tehditi savuşturmak için gerekli ve orantılıydı.
Park hustlers play tactics, not position.
Park acelecileri taktiğe oynarlar, pozisyona değil.
Admiring my Napoleonic combined arms assault tactics, are we Jay?
Napolyonik saldırı taktiklerime hayranlık duyuyor musun, Jay?
He's still programmed with our tactics and base locations?
Hala o taktiklerimiz ve üs yerlerimizle mi programlı?
What? He's still programmed with our tactics and base locations?
Hala o taktiklerimiz ve üs yerlerimizle mi programlı? Ne?
So he's resorting to tactics like this!
Yani böyle taktiklere başvuruyor!
Changed his tactics, his modus operandi. And now the killer.
Katil, taktiğini ve yöntemini değiştirmişti.
Now! I'm tired of your feeble tactics, avengers!
Zayıf taktiklerinizden bıktım İntikamcılar. Şimdi!
But be wise in your tactics.
Fakat taktiklerinde akıllı davran.
Your delay tactics won't work.
Oyalama taktikleriniz işe yaramıyor.
They're concerned about the constitutionality of your gestapo tactics.
Taktiklerinden kaygılanıyorlar! Onlar senin gestapo.
Well, when all else fails, fresh tactics.
Sana yeni taktiğimi söyliyim. Yeni? Peki o zaman.
Results: 1304, Time: 0.0639

Top dictionary queries

English - Turkish