TRILLIONS in Turkish translation

['triliənz]
['triliənz]
trilyonlarca
trillion
billion
zillion
crores
trilyonlarcası
trillions
trilyonlar
trillion
billion
zillion
crores
trilyon
trillion
billion
zillion
crores

Examples of using Trillions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Trillions of Miles to another star At that rate, sending a group of human beings would take more fuel than we could ever manufacture.
Ürettiğimizden daha fazla yakıt alırdı. Bu oranda, bir grup insana gönderme başka bir yıldıza trilyonlarca mil.
And vanish from this reality. black holes themselves may radiate away Untold trillions upon trillions of years after this happens,
Maddenin son parçaları olay ufkunu geçince Bu olduktan sayısız trilyon üzerine trilyon yıllar sonra bu gerçeklikten çıkabilirler.
Black holes themselves may radiate away and the last bits of matter cross their event horizons, Untold trillions upon trillions of years after this happens,
Maddenin son parçaları olay ufkunu geçince Bu olduktan sayısız trilyon üzerine trilyon yıllar sonra bu gerçeklikten çıkabilirler.
Untold trillions upon trillions of years after this happens, and the last bits of matter cross their event horizons, black holes themselves may radiate away and vanish from this reality.
Maddenin son parçaları olay ufkunu geçince Bu olduktan sayısız trilyon üzerine trilyon yıllar sonra bu gerçeklikten çıkabilirler. kara delikler yok olup.
As a consequence Japan ran massive budget deficits(added trillions in Yen to Japanese financial system) to finance large public works programs.
Sonuç olarak, Japonya, büyük kamu işleri programlarını finanse etmek için büyük bütçe açıkları( bu Japon mali sistemine Yen cinsinden trilyonlar ekledi) verdi.
Would mean trillions of dollars in grants. And a solution to climate change.
Bunun için 72 jeo-mühendislik projesi yarışıyor ve iklim değişikliği çözümünü… bulmak demek trilyon dolar ödenek anlamını taşıyor.
a solution to climate change There are 72 geo-engineering projects would mean trillions of dollars in grants.
jeo-mühendislik projesi yarışıyor ve iklim değişikliği çözümünü… bulmak demek trilyon dolar ödenek anlamını taşıyor.
experts say worth possibly tens of trillions of dollars.
gaz rezervleri çok büyük, Uzmanlar, muhtemelen onlarca trilyon dolar değerinde.
They say that, just during the ten days of official bidding, tens of trillions of Jenny exchange hands.
Derler ki resmi müzayedenin sürdüğü on günde… onlarca trilyon jenny el değiştirirmiş.
Wages were stagnant, jobs were disappearing, Wall Street got trillions, and everybody was laughing at them.
Maaşlar düşük, iş imkanları kısıtlı Wall Streetin trilyonları var dediler ve herkes onlara güldü.
Nevertheless, it's no secret that Brussels is watching the race to determine which project will operate first and act as a liaison with the rich Caspian seaports believed to be sitting on trillions of dollars in untapped oil.
Bununla birlikte Brükselin, ilk önce hangi projenin devreye alınıp, henüz çıkarılmamış petrolden gelecek olan trilyonlarca doların üzerinde oturduğu düşünülen zengin Hazar limanlarıyla bir bağlantı noktası oluşturacağını belirleyecek yarışı izlediği de bir sır değil.
With trillions of dollars traded annually on the NASDAQ alone,
Trilyonlarca dolar ticareti yıllık tarihinde NASDAQ
If you just walk outside, there are trillions of dollars that have been invested in infrastructure around the world,
Dışarıda yürüdüğünüzde, tüm dünyayı saran ve trilyonlarca dolar harcanarak kurulmuş bir dağıtım alt yapısıyla,
When hyperinflation occurs after deflation here, and all these trillions of dollars come back and we are wheeling
Deflasyonun arkasından oluşan hiperenflasyon ve ardından bütün o trilyonlarca dolar geri gelince,
You will find millions or trillions or billions of objects which,
Kuiper Kuşağı ya da Oort Bulutu dediğimiz bölgede milyonlarca ya da milyarlarca ya da trilyonlarca cisim bulunur. Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen,
Blowing off the outer layers of the star in a massive explosion: a supernova. Very rapidly, trillions of tons of material come crashing down,
Trilyonlarca ton ağırlığında madde hızlıca yıkılır,
Hit the dense core, and bounce back out, blowing off the outer layers of the star in a massive explosion… a supernova. Very rapidly, trillions of tons of material come crashing down.
Trilyonlarca ton ağırlığında madde hızlıca yıkılır, bu arada büyük bir patlamayla yıldızın dış katmanlarını yok eder. yoğun çekirdeğe çarpar ve geriye zıplar.
Blowing off the outer layers of the star in a massive explosion… a supernova. hit the dense core, and bounce back out, Very rapidly, trillions of tons of material come crashing down.
Trilyonlarca ton ağırlığında madde hızlıca yıkılır, bu arada büyük bir patlamayla yıldızın dış katmanlarını yok eder. yoğun çekirdeğe çarpar ve geriye zıplar.
a million different clocks, whose life spans mark out the passage of time over billions or even trillions of years.
milyonlarca farklı birer saattir. Ömürleri milyarlarca ya da hatta trilyonlarca yıllık zaman akışının sınırlarını çizer.
and those markets have produced the trillions of dollars We now have markets that trade in human futures at scale, that have made the Internet companies the richest companies.
tarihinin en zengin şirketleri hâline getirdiler. ve bu pazarlar trilyonlarca dolar kazanıp.
Results: 172, Time: 0.0452

Top dictionary queries

English - Turkish