WALSH in Turkish translation

Examples of using Walsh in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Chuckie Walsh has never even heard of Instagram.
Chuckie Walshın İnstagramdan haberi bile yoktur.
of meno-plause for the beautiful and talented Kate Walsh.
yetenekli Kate Walsha koca bir alkış lütfen.
And we have to keep Walsh off this boat. We have to keep things low-key.
İşleri basit tutmalıyız ve… Walshı tekneden uzak tutmalıyız.
And double whatever Walsh is paying you a week.
Ve Walshın sana verdiği haftalığın iki katı.
And babysitting Joan Walsh Dominic sell his company while you're gone.
Ben de sen yokken Dominicin şirketini satmasına izin vereyim… ve Joan Walsha bakıcılık edeyim.
I wanted out of the Walsh camp even before all this happened.
Bu olanlardan önce ben Walshın kampanyasının bitmesini istemiştim.
Big Dick gets his prison library buddy Perry Walsh to bomb the Sea Sprite.
Büyük Dick hapisteki kütüphane arkadaşı Perry Walsha Sea Spriteı bombalatıyor.
The flight originated out of Berlin, where Walsh said the shooter was coming from.
Uçak Berlinden kalkmış, bu da Walshın söylediğine göre tetikçinin geldiği yer.
To Darwen, to… Mr. Walsh.
Darwene ve Bay Walsha sadığım.
I find the evidence Mr. Walsh is presenting compelling enough to let this go forward.
Ilerlemek için yeterli görüyorum. Mr. Walshın sunduğu kanıtları.
Emily was on her way over here to tell Mark… Detective Walsh.
Emily, Marka… Dedektif Walsha söylemek için buraya geliyordu.
I wish to speak with Mr. Walsh, please.
Bay Walshla konuşmak istiyorum lütfen.
Are you at the Walsh house?
Walshların evinde misiniz?
Running away from Walsh again, huh?
Yine Walshtan kaçıyorsun, ha?
Now we can't seem to locate Dr Walsh either.
Şimdi Doktor Walshtan da haber alamıyoruz.
I have a meeting with Joan Walsh tonight, and I need her files.
Bu akşam Joan Walshla görüşmem var ve dosyalarına ihtiyacım var.
It's the Walsh girl.
Walshların kızı.
You're having an affair with Steve Walsh. Most definitely.
Kesinlikle. Steve Walshla bir ilişkin var.
You're having an affair with Steve Walsh. Most definitely.
Steve Walshla bir ilişkin var. Kesinlikle.
You're having an affair with Steve Walsh.
Steve Walshla bir ilişkin var.
Results: 1436, Time: 0.0388

Top dictionary queries

English - Turkish