WRENCH in Turkish translation

[rentʃ]
[rentʃ]
anahtar
key
switch
wrench
anahtarı
key
switch
wrench
i̇ngiliz anahtarı
kerpeten
pliers
the wrench
with a condom
pincers
penseyi
pliers
forceps
pence
i̇ngiliz anahtarını
anahtarını
key
switch
wrench
ingiliz anahtarı
anahtarıyla
key
switch
wrench
ingiliz anahtarını

Examples of using Wrench in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There are wrench marks on it, but I don't know what that proves.
Üzerinde ingiliz anahtarı izleri var, fakat bu neyi kanıtlar, bilmiyorum.
Turn a wrench, fix things. That's it.
İngiliz anahtarını çevirmek, bir şeyler tamir etmek.
Hand me that pipe wrench.
Şu boru anahtarını ver bana.
The wrench was found in a toolbox in the suspect's restaurant.
Anahtar şüphelinin lokantasındaki araç kutusunda bulunmuştu.
What happened? Got hit with a pipe wrench.
Boru anahtarıyla vurdular. Ne oldu?
The screwdriver doesn't know anything. The wrench will.
İngiliz anahtarı olacak. Tornavida hiçbir şey bilmiyor.
You even left the wrench behind.
Hatta ingiliz anahtarını geride bıraktığını söyleyecek.
Who's a good Allen wrench?
Allenın uslu ingiliz anahtarı kimmiş?
Get your wrench.
İngiliz anahtarını al.
Frank, let me have that socket wrench, would you please? Ta.
Frank, bana şu lokma anahtarını verir misin, lütfen? Ov.
That wrench came from Germany.
O anahtar Almanyadan gelmişti.
Got hit with a pipe wrench. What happened?
Boru anahtarıyla vurdular. Ne oldu?
My tongue… Wrench.
Dilim… İngiliz anahtarı.
You's a good Allen wrench.
Allenın uslu ingiliz anahtarı sensin.
Use the wrench.
İngiliz anahtarını kullan.
Dad, I can… give me the wrench.
Baba, bana ingiliz anahtarını verir misin.
Can you hand me a socket wrench?
Soket anahtarını uzatır mısın?
Please. We will need a socket wrench for that crankshaft!
Tahrik mili için lokma anahtar lazım. Lütfen dikkat edin!
Turn the trigger using a pipe wrench then slowly… remove it!
Boru anahtarıyla fünyeyi döndürdükten sonra… yavaşça çekiyor… Amma da konuştun ha!
Wrench. Ham and cheese.
Jambon ve peynir. İngiliz anahtarı.
Results: 390, Time: 0.0498

Top dictionary queries

English - Turkish