Examples of using Abbyyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben bakarım. Sen git, Abbyyle ilgilen.
Futbol hayallerimin uçup gittiğini biliyorum ama Abbyyle barışmıştım.
Michael, bunlar Abbyyle Connor.
Böylece sen Abbyyle kalabilirsin.
Ben de. O Abbyyle falan yaşıt.
Super Bowl kupasını kazanacak, Abbyyle evlenecek ve şahane bir jet ski alacaktım.
Abbyyle Karla ilişkilerini bir sonraki aşamaya taşımaları için yardım etmem, ne kadar da özverili bir davranış.
İmdat! Morluklarımı sakladım ve Abbyyle görüşmeden önce… büfeyle alakalı bir kanıt kalmış mı diye kontrol ettim.
Abbyyle beraber kendini'' Korkusuz Anneler Kitap Kulübü'' diye adlandıran bir grupla… buluşacağım.
Bu konuyu ciddiye alıyorum çünkü sadece Abbyyle ilgili değil.- Her şey sıradan.
Abbyyle orada bir aile kurarız diye düşünmüştüm. Olmadığına üzüldüm.
Abbyyle orada bir aile kurarız diye düşünmüştüm. Olmadığına üzüldüm.
Heller kaybolunca, Abbyden onun yerine geçmesi istenmiş.
İstersen Abbyden buraya gelip seni kontrol etmesini isteyebilirim.
Ayrıca Abbyde hala tırnaklarının altındaki maddeyi tanımlayamadı.
Yani, Abbyde şeker hastalığı vardı
Az önce Abbyden telaşlandırıcı bir hata konusunda beni uyaran bir mail aldım.
Adın Abbyydi, değil mi?
Abbyye fotoğrafı göstersene. Göster bize.
Belki katil Abbyyi takip ettiğini bilsin istemişti.