Examples of using Adliye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adliye-- Adliye burada.
Adliye bugün kapalı zira hâkim bugün vatandaş olacaktı.
Adliye memuru Choi.
Adliye Bölümü Gilbert Coleun yasaları çiğnediğinin farkında.
Adliye memuru!
Adliye mi dediniz?
Adliye merdivenlerinde gördüğüm kadın bu değil.
Adliye binasına girmemi nasıl istersin?
Ya bahsettiğiniz adliye okul ve kilise ne olacak?
Adliye bugün açık.
Sizlere Hillsborodaki adliye sarayından sesleniyorum. Bayanlar, baylar, ben Harry Esterbrook.
Adliye Nazırı ile Harbiye Nazırı Yardımcısını getirin!
Adliye yanmamış olursa tabii.
Yarın sekiz buçukta adliye açılır açılmaz buraya geleceğim.
Adliye nakliyle ilgileneceğim, tamam mı?
Adliye… buradan 3 blok ötede.
Adliye buradan üç sokak ötede.
Adliye önünde'' Yalnız değiller'' sloganları.
Adliye camından atlamış ve gitmişti.
Hepsi de adliye saldırısındaki kurbanların aile bireyleri tarafından talep edilmiş.