Examples of using Adresi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adresi göndermişler. Olamaz, adamım.
Sunucunun adresi.
CD aygıtı, bir yol ya da media:/ adresi olabilir.
Saat öncesine kadar Kardeşlikin zulasının olduğu evin adresi.
Geçersiz izleyici adresi.
Elizabeth Keeni elinde tutan adamın adı ve adresi lazım bana.
Olamaz, adamım. Adresi göndermişler.
Vekil sunucunun adresi.
Açılıştan sonra bağlanılacak bir Amiral Battı oyun sunucusunun adresi.
Anne ve babasının adresi, işte bu.
Fatura adresi için arama izni çıkartalım.
Adresi bildiğinden emin misin?
Sana adresi vereyim.
Sizde Oliverın evinin adresi var mıdır?
Adresi mutfak masasının üzerine bırakırım. Ben.
Belgenin adresi.
Seviye1 filtre adresi.
Pekala, adresi ver.
geçerli bir internet adresi.
Ev, 2009da repoya verilmiş. Adresi kontrol ediyorum da.