Examples of using Adreste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Verdiğin adreste Kevin Coombs yoktu. Gittiği adresi de bırakmamıştı.
Bu adreste. Gregory Burke diye birisi yoktu.
Alexin babama verdiği adreste de terk edilmiş bir ev varmış.
Seni yakalayana… Bu adreste Gregory Burke diye birisi yoktu.
Evet. Adreste alarm olup olmadığını söyleyebilir misin?
Evet. Adreste alarm olup olmadığını söyleyebilir misin?
Verdiği adreste, Chicagoda öyle bir yer yok.
Adreste Yeonheung-Dong 29-21 diye yazıyor.
Adreste bakarak… benim şehirdeki büyük patronlardan biri olduğumu düşünmüşlerdir.
O adreste biri var mı?
O adreste biri var mı?
Bizdeki adreste kendisini bulamadım.
Komşu adreste, irtibata geçmeyi bekliyor.
Bana verdiğin adreste 1985ten beri yaşamıyormuş.
Adreste bir şey yok.
Ama adreste değildi.
Carla Miller için verdiğin adreste kimse oturmuyor.
Görünen o ki dosyasındaki adreste artık oturmuyor.
Kartvizitin arkasındaki adreste.
Charlie, bu adreste olacağız.