ADRIEN in English translation

Examples of using Adrien in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nolanın ailesi, gelişim yıllarında Chicagoya taşındığında Adrien ve Roko Belicle film yapmaya başladı.
When Nolan's family relocated to Chicago during his formative years, he started making films with Adrien and Roko Belic.
-Dinle, Adrien bugün geliyor.
since that's his seat,-Adrien's arriving today.
Predators Nimród Antalin yönettiği ve Adrien Brody, Topher Grace,
The film stars Adrien Brody, Alice Braga, Danny Trejo,
Nasılsa kendimi aptal duruma düşüreceğim, o travma geçirecek, Adrien benden nefret edecek!
Give him a concussion and Adrien will hate me.
Stewart En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak bu dalda ödülü kazanan ilk Amerikalı oyuncu ve Adrien Brodyden sonra César Ödülünü kazanan ikinci Amerikalı oyuncu olarak tarihe geçti.
best actress, best original screenplay, and best cinematography, while Stewart won for best supporting actress, becoming the first American actress to win a César and the second American actor to win after Adrien Brody in 2003.
Temmuz 2015te Türkiye Basketbol Ligi takımlarından Banvit BK ile anlaştı.^ SLUC Nancy lands Adrien Moerman^ Bilbao Basket announced Adrien Moerman^ Adrien Moerman agreed with Limoges^ Adrien Moerman named Pro A MVP;
SLUC Nancy lands Adrien Moerman Bilbao Basket announced Adrien Moerman Adrien Moerman agreed with Limoges Adrien Moerman named Pro A MVP; Collet is coach of the year Banvit announces Adrien Moerman Adrien Moerman optingAdrien Moerman.">
Adriene tornavidayla saldırmış.
He attacked Adrien with a screwdriver.
Carrega, Adrieni görmek için takma isim kullanmış.
Carrega used an alias to see Adrien.
Adrieni serbest bıraktığımızda, Rachidi uyarabilirdi.
If we released Adrien, he would warn Rachid.
Adrienin tedarikçisi olduğunu biliyoruz.
We know you supplied Adrien.
Sık sık Adrienin yerine giderler.
They often go to the Adrien.
Benim çatımın altında Adrienle dans edemez!
I'm not letting her dance with Adrien under my roof!
Sık sık Adrienin yerine giderler.
He often goes to the Adrien.
Tabii Adriende çok pahalı, ileri teknoloji akıllı telefonlardan vardı.
Of course Adrien owns a super-expensive hi-tech smartphone.
Tabii Adriende çok pahalı, ileri teknoloji akıllı telefonlardan vardı.
One of these super-expensive hi-tech smartphones.- Of course Adrien would own.
Adrienin kalbini kazanmak istiyorsam hislerimle ilgili gerçeği öğrenmeli.
If I wanna win-over Adrien, he needs to know the truth.
Yapımcıyım. Ama Adrieni öpmek istersin, değil mi?
I'm the producer. But you wanna kiss Adrien, don't you?
Adrieni bulmak çocuk oyuncağı olacak.
Finding Adrien will be a piece of cake.
Ben Adrienle ilgilenirim.
I will get Adrien.
Gösteriyi mi yoksa Adrienimle oturmayı mı bilemiyorum.
I don't know which I liked more, the show or Adrien.
Results: 257, Time: 0.0244

Top dictionary queries

Turkish - English