AKASYA in English translation

acacia
akasya
the acacia

Examples of using Akasya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Geldiğini bilmiyordu. duyduğu sesin prensinin çılgınca çarpan kalbinden Akasya yağmurun sesine bayılırdı, ama.
Of her mini-Prince Charming. She had no idea that she was hearing the madly beating heart Miss Acacia adored the sound of the rain, but.
Ve benim dışımda hiçbir kimse, ondan bahsedemez ve adını söyleyemez! Akasya!
Miss Acacia. Nobody's allowed even to speak her name, except me!
Akasya balına batırılmış yemiş ve çerezlerle dolu kavanozları tezgaha dizerken satıcı,'' Bence Romenler gelecek açısından ihtiyatlı davranıp, paralarını ceplerinde tutuyor.'' diyor.
I think Romanians are weary of the times to come and keep the money in their pockets," he said as he arranged a display of jars with seeds and nuts dipped in acacia honey.
sebzeler, akasya ağacı yaprakları( chaom)
the leaves of an acacia tree(cha-om) and meat chicken,
uçaktan aşağıya… etrafı büyük akasya ağaçlarıyla dolu… o küçük, düşük çatılı, alçak kulübelere bakan küçük bir çocuk gibi gördüm.
way he said that, in those little low-roof cottages with wide acacia trees.
Bunu söyleme şeklinde… aniden, onu yaşadığı yerde, uçaktan aşağıya… etrafı büyük akasya ağaçlarıyla dolu… o küçük, düşük çatılı, alçak kulübelere bakan küçük bir çocuk gibi gördüm.
In those little low-roof cottages down on the plains where he used to live I suddenly saw him as a little boy with wide acacia trees The way he said that.
sebzeler, akasya ağacı yaprakları('' chaom'')
the leaves of an acacia tree("cha-om") and meat chicken,
Bu anlamda, akasya karıncası( Pseudomyrmex ferruginea), boğa boynuzlu akasyayı( Acacia cornigera) zararlı böceklerin saldırısına ve güneş ışığına ulaşmak için onunla rekabet eden diğer bitkilere karşı korur ve akasya ağacı da buna karşılık olarak karıncaya ve onun larvalarına besin
The acacia ant(Pseudomyrmex ferruginea) is an obligate plant ant that protects at least five species of"Acacia"(Vachellia) from preying insects and from other plants competing for sunlight,
Akasya karıncası('' Pseudomyrmex ferruginea''), boğa boynuzlu akasyayı('' Acacia cornigera'')
Acacia ant and bullhorn acacia tree===The acacia ant("Pseudomyrmex ferruginea")
Sen Akasyaya layık değilsin!
You're not worthy of Miss Acacia!
Akasyayı Edinburgha götürdüğümü düşününce başım döner.
I want to head back to Edinburgh up, along with Miss Acacia.
Akasyayı Edinburgha götürdüğümü düşününce başım döner.
I will take Miss Acacia home to Edinburgh to begin again.
Şu çalılar, akasyalar?
These shrubs and acacias?
Uyan ve akasyaları kokla.
Wake up and smell the thorns.
Anlaşmayı imzaladı ve 1962 yılında ilk filmi olan“ Akasyalar Açarken” i Göksel Arsoyla birlikte çektikten sonra prodüktörler kendisine bütün yılını dolduran bir program hazırladılar.
She signed the agreement and after shooting her first film Akasyalar Açarken opposite Göksel Arsoy in 1962, the producers prepared a program for her during the entire year.
Akasya Geçidi.
Acacia Alley.
Kırmızı akasya.
It's the rose acacia.
Akasya elbiseyi düşün.
Remember the acacia dress.
Yasemin ve akasya aromalıyı.
The jasmine and the acacia.
Kayboldum. Akasya sokağı mı?
Rue des Acacias? Lost my way?
Results: 165, Time: 0.0241

Top dictionary queries

Turkish - English