Examples of using Akrebin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Akrebin zehirini kaybetmediğini görüyorum.
Akrebin kanı daima damarlarında dolaşacak. Eğer yaşarsa.
Hayır. Akrebin altındaki iskelet mi?
Hayır. Akrebin altındaki iskelet mi?
Bu ritüel doğru şekilde gerçekleşmezse akrebin avlanma içgüdüleri ortaya çıkar.
Efendim, Akrebin yılındayız.
Bir daire içerisinde ters üçgen kullanılmış. Akrebin sembolü.
avcı bütünüyle kör ama akrebin bir üstünlüğü var. Kumdaki titreşimler yoluyla yarasanın varlığını algılayabiliyor.
Bak Akrebin ihtiyacı olan sadece nehri kızdırmak,… Ve kuğu ona sorar bir gezintiye çıkalım mı?
Ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor. Yolun yarısında, yakıcı bir batma hissediyor yan tarafında… Alıyor akrebi sırtına, ilerliyor suda.
Ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor. Yolun yarısında, yakıcı bir batma hissediyor
Ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor. Yolun yarısında, yakıcı bir batma
Alıyor akrebi sırtına, ilerliyor suda, ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor.
Ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor.
Ve akrebin anlaşmaya rağmen kendisini soktuğunu anlıyor. Yolun yarısında, yakıcı bir batma hissediyor yan tarafında.
Akrebin sırtına binmesine izin verir ama nehri geçerlerken… kurbağa sırtında aniden keskin bir acı hisseder.
ve Yeşim Akrebin vereceği her emre uyacaksın.
Zifiri karanlıkta hem av hem de avcı bütünüyle kör… ama akrebin bir üstünlüğü var.
Araştırmacılar, bu çizimdeki akrebin kafanın üzerindeki sarmal şeklin Samanyolunun sarmal yapısını teşkil ettiğini düşünüyorlar.
Akrebin Tatlı Zehri'' isimli kitabı yazdı.