Examples of using Alece in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alece âşığım. -Üzülme. Üzgünüm.
Bu, Alece verdiğin sözü bozar.
Alece yalan söyledin.
Sen eşcinselsin. Ve Alece deli gibi aşıksın.
Sen gerçekte şirkete değil, Alece bağlısın.
Kocası yeni ölmüştü, o da Alece mektup yazıp… para istiyordu.
Kocası yeni ölmüştü, o da Alece mektup yazıp… para istiyordu.
ne bayana ne de Bay Alece gitmeyeceksin, bana geleceksin.
Alece karşı hissettiklerimi reddetmeye çalıştım,
Alece âşık değilsen niye bu evliliğe devam ediyorsun peki?
Bayan Stanfordun Alece talihsiz bir… ziyarette bulunduğuna dair bir rapor var hapishaneden.
Tony Alece bir şey söyledi
Bu aletleri alelen ortaya çıkarmak Bay Starkın adını temizlemeyecek.
Alenin değil, değil mi?
Ale duyduğum saygıdan dolayı sonunda Johnla görüştük.
Şey, belki alenin anne tarafından geliyordur.
Ale parasını ödedin mi?
Öpücü ale seni seviyorum.
Ale ne olduğunu biliyorum.
Aleyi sorun.