Examples of using Alecle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alecle ben bu zaman çizgisine geldiğimiz andan itibaren hepiniz bir başkasının piyonuydunuz.
Tesadüf eseri onun babam ve Alecle olan bir fotoğrafını gördüm ve ona ne olduğunu merak ettim.
Alecle birlikte anneme sorduk
Pencereden karanlığa baktım ve aralarından, Alecle kendimi gördüm. ve geçip giden loş ağaçlarla telgraf direklerini izledim.
geçip giden loş ağaçlarla telgraf direklerini izledim ve aralarından, Alecle kendimi gördüm.
ve… Alecle aramızdakiler liseye kadar gidiyor,
Alecle evli olmak, olayların içini görmemi sağladı. Bir bağımlı nasıl ikili hayat yaşar diye.
CCA artık ALECle masaya oturmuyor, dolayısıyla ALECin CCAin karını artıracak politikalar ileri sürme konusunda maddi bir çıkarı yok.
Alecim eski haline dönmüştü.
Hayır, benim Alecim hayatta yapmaz böyle bir şey.
Dün gece sarhoşken Alecin önünde duygusal bir çöküş yaşadım.
Alecin idamını durdurabilirsiniz artık. Evet. Evet.
Alecin 1942 de gizli göreve girmesinin gerçek sebebini biliyor muydunuz?
Kırbaçlandığını Alecin bilmesini istemiyor musun?- Yara izleri.
Alecin kırbaçlandığını bilmesini istemiyor musun?
Isabelle ve ben senden ve Alecden farklı değiliz.
Ben Bekçi Murphy veya Carter veya Alecim.
Yara izleri.- Kırbaçlandığını Alecin bilmesini istemiyor musun?
ALEC özel bir kulüp,
ALECin kırk küsur yıldır var olduğunu bilmek şaşırtıcı.