Examples of using Aliden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
yaptırdı bilmiyoruz. Ya Aliden aldılar ya da o atölyeden.
o kum torbasını yumruklamaya devam etti ve biz yazarlar Aliden çok korkuyorduk…- Biz de öyle.
Sen ve Paige neredeyse bir yıldır görüşüyorsunuz ve sana Aliden hiç bahsetmedi?
o kum torbasını yumruklamaya devam etti… ve biz yazarlar Aliden çok korkuyorlardı.
Emily, bak sen ve Paige neredeyse bir yıldır görüşüyorsunuz. Sana hiç Aliden bahsetmemesi biraz garip değil mi sence?
onu nakavt etmeye çalışacak olan… ve Aliden daha sert vuran bir adamla birlikteydi.
onu nakavt etmeye çalışacak olan… ve Aliden daha sert vuran bir adamla birlikteydi.
onu nakavt etmeye çalışacak olan… ve Aliden daha sert vuran bir adamla birlikteydi.
onu nakavt etmeye çalışacak olan… ve Aliden daha sert vuran bir adamla birlikteydi.
onu nakavt etmeye çalışacak olan… ve Aliden daha sert vuran bir adamla birlikteydi.
öyle Foreman devam ettiği sürece, o kum torbasını yumruklamaya devam etti… ve biz yazarlar Aliden çok korkuyorlardı.
o kum torbasını yumruklamaya devam etti… ve biz yazarlar Aliden çok korkuyorlardı.
Alide ne arıyordu bu?
Duyunca Alide cok sevinir.
Adı Aliydi sanırım?
Eminim Alide bunu anlardı.
Adı Aliydi sanırım.
Aliyle annen lokantada bekliyorlar. Erken emeklilik.
Adı Aliydi. Ali.
Eğer Alide akıl olsaydı, kardeşini iyi bir okula gönderirdi.