Examples of using Aline in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Amaru Şatakanın yazarı Aline Amaru 1941 doğumlu.
Yukarıda Alin ordudan arkadaşları var.
Yani biz neyiz şimdi, Alin Tv tamirci dükkanı mı?
Şansıma, bunun için Koca Alin Kaportacısı vardı. Bu yerde.
Alide ne arıyordu bu?
Duyunca Alide cok sevinir.
Ali hayatta.
Alin itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.
Bay Hart, Alin hapse girmesi lazım.
Ve dediğiniz gibi Ali 20 yıldır hiç görmedim.
Alin patronu usulsüz işçi çalıştırıyor
Arkadaşın Alin sana ufak bir hediyesi var!
Herhalde Ali arıyoruz, embesil seni!
Tamam Ali bekliyor, geliyorum.
Alin seni çalışırken görmesi lazım.
Ali akıllı adam.
Ali Linkin telefonunu takip ediyor.
Âlice'' mi çalışıyorsunuz?
Halen'' Âlice'' oynuyorsun, öyle değil?
Ali geliyor.