Examples of using Alinin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alinin adını al….
Alinin demedin mi sen?
Alinin evinde mi?
Alinin eski yatağında mı uyuyacaksın?
Ken, Alinin eşyalarını paketledi. Evi satışa sundu.
Alinin annesinden e-posta geldi.
Alinin bazı fotoğrafları, sevdiği birkaç şarkı falan?
Maya bunları Alinin evinde bulup bana geri vermeye çalışmış olmalı.
Alinin evine geri git ve ne araştırabileceğini bak.
Alinin sıkıntısı nedir?
Alinin işe yaramaz kuzenleri düğünde olacak.
Sonunda Alinin hayatının bir parçası olduğum hissediyorum….
Bu Alinin mezarından çalınmış.
İddiaya girerim Alinin mezarını o kazıp dışarı çıkardı.
Alinin yerine kaleci olabilirsin.
Alinin kızı Semaya selamımı söylersiniz.
Hâlâ daha Alinin mezarına nasıl gittiğimi çözemedim.
Alinin fikri mi senin mi?
Şimdi ne olacaktı, Alinin rakibi mi olacaktım?
Alinin kılıcı,… İslamın ilk kılıcıdır.