Examples of using Amosun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İşler böyle giderken Amosa ne olacağını kim bilebilirdi ki.
Amosu satmış mı?
Amosu terk edebilirdiniz.
Direktör Amosu bağlayın bana.
Eğer Miles Amostan nefret ediyorsanız ki ettiğinizi biliyorum.
Tori Amosla öğle yemeği randevum var.
Belki o zaman Amosa Frank Giordinonun kaçmasına nasıl izin verdiğini anlatabilirsin.
Bunun anlamı Amosa hesap vermem demek.
İçimde Amostan yardım isteme konusunda benden daha istekli olduğunu düşünüyorum.
Az önce Amosla bir görüşmeden geliyorum.
Amosla tanıştımve kalbimi çaldı,
Amosla tanışmadan önce, o zengin adamla çıkıyordum, çirkin içki kaçakçısıyla.
Hayır. Kuzen Amosa vaazlarını daha geniş bir kitleye vermesini tavsiye ediyordum.
Hayır. Kuzen Amosa vaazlarını daha geniş bir kitleye vermesini tavsiye ediyordum.
Amosu vaaz turuna çıkmaya ikna etmemen için bir sebep yok.
Judithim Amosla evlendiğinden beri.
Albay Amosu Suikast soruşturmasından azletmişler.
Ilusda Amosla birlikte Edward Israele geçeceğiz Pekâlâ.
Ilusda Amosla birlikte Edward Israele geçeceğiz Pekâlâ.
Amosu saymazsan silahlı bir alan savunmaları yok.
