ANASON in English translation

anise
anason
anise diye

Examples of using Anason in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ölü bir adamın midesindeki anason kokusundan başka kanıtınız var mı?
Do you have any proof? Other than the smell of anise in a dead guy's stomach?
Bergamot, anason ve kadifemsi alt notalarda ise vanilya ve tonka fasulyesi bulunuyor.
It's a floral bouquet: bergamot, aniseed and a velvety base of vanilla and Tonka bean.
Oh, evet, bütün büyükleri izledik Şehirdeki anason alıcıları Onun adı ne arıyorduk?
Oh, yeah, we traced all the major buyers of anise in the city when we were looking into what's his name?
Üç kutu var biri nane şekerli, biri anason şekerli ve biri de karışık.
There are 3 boxes, one with mint sweets, one with aniseed sweets and one with a mixture.
Üç kutu var… biri nane şekerli, biri anason şekerli… ve biri de karışık.
And one with a mixture. one with mint sweets, one with aniseed sweets There are 3 boxes.
Üç kutu var… biri nane şekerli, biri anason şekerli… ve biri de karışık.
There are three boxes, one with mint sweets, one with aniseed sweets and one with a mixture.
Yılbaşı zamanlarında yapılan tatlı keklerde ve bazen de sosislerin hazırlanmasında çoğunlukla kakule, anason tohumu ve tarçın kullanılır
Cardamom, anise seed, and cinnamon are often used in sweet cakes
Geleneksel absentte bulunan rezene, anason ve diğer bitkiler bu tarzda çok azdır ya da yoktur
Bohemian-style absinth typically contains little or none of the anise, fennel, and other herbal flavours associated with traditional absinthe,
un ve anason, susam, kişniş,
flour and spices, such as aniseed, sesame, cilantro,
100 litre anason esansı ele geçirildi.
698 bottles of fake drinks and 100 liters of aniseed essence.
Önce sarımsak, sonra yıldız anasonu.
First garlic, then star anise.
Maalesef, anasonlu votka kalmamış.
Unfortunately, there's no anise vodka.
Anasonu severim, çünkü sindirimi kolaylaştırır.
I like anise because it's digestive.
Ateşler için acı bakla, ağrılar için ise anasonlu kahve kullanıyoruz.
For fever we use lupines and for pains, coffee with anis.
Öyleyse, üç tane aldın diyelim ve üçü de anasonlu.
So, you take out three, and all are aniseed.
Ve yeme devam ettikçe, yemin ederim yıldız anasonun tadını bile alabiliyordum.
And I kept-- I said, you know, I swear to God I tasted star anise.
Ve anason.
And anise.
Anason çayınız Halid Bey.
Your anise tea, Mr. Khalid.
Anason veya susam olmasın?
You don't mean anise or orrisroot?
Nane ve anason. Rahatlatıcıdır.
Peppermint and anise, these are calming.
Results: 119, Time: 0.0267

Anason in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English