ANEMI in English translation

anemia
anemi
kansızlık
anaemia
anemi
kansızlık
anemic
anemik
kansız
solgun

Examples of using Anemi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Anemi hafife alabileceğin birşey değildir.
A bad case of anaemia isn't something you should take lightly.
Aile doktorumuz anemi diyor.
Our family doctor says it's anemia.
Bana vurma! Anemi hastasıyım!
Don't hit me! I got sickle cell!
Aile doktorumuz anemi diyor.
Our family doctor says it's anaemia.
Şubat ayında doktorlar radyasyon tedavilerinden ağır anemi bulduklarını açıkladı
in February, doctors found that she had severe anemia from her radiation treatments
Anemi ile kendini gösteren, karaciğerde ve diğer organlarda bakır birikmesine
A genetic defect that presents with anaemia and causes copper build-up in the liver
Aplastik anemi.-'' Kovuldun'' kelimesinin… benim bilmediğim farklı bir anlamı mı var?
Does the word"fired" have some whole other definition that I'm not aware of? It's a new symptom, aplastic anemia.
Anemi ile kendini gösteren, karaciğerde ve diğer organlarda bakır birikmesine
A genetic defect that presents with anaemia and causes copper build-up in the liver
Hayır. Anemi, astım, yüksek tansiyon gibi sağlık problemleri… yaşadın mı?
Have you ever had any medical problems before, like anemia, asthma, high blood pressure, anything like that? No?
Anthony ama aplastik anemi ölümcüldür ve daha önce
but aplastic anaemia is fatal,
ona ağır anemi, karaciğer ve akciğer kanseri teşhisi konuldu.
he was diagnosed with liver and lung cancer, and severe anaemia.
Dr. Hunt, 23 yaşında bir erkek, anemi ve karaciğer yetmezliği
Dr. Hunt, 23-year-old man, anemia and liver failure,
Şimdi anemi-- bir mühendisim ama ben bile biliyorum-- anemi ölümcül olmaması gereken birşey.
Now anemia-- I'm an engineer, but even I knew-- that anemia is something which is not supposed to be fatal.
bütün belirtileri aplastik anemi ile örtüşüyor.
because all the symptoms match those of aplastic anaemia.
mikroanjiyopatik hemolitik anemi( kan hücrelerinin
microangiopathic hemolytic anemia(destruction of blood cells)
Kök hücre proliferasyon ve diferansiasyon bozuklukları Saf eritrosit aplazisi Aplastik anemi affects all kinds of blood cells.
See Iron deficiency anemia Disturbance of proliferation and differentiation of stem cells Pure red cell aplasia Aplastic anemia affects all kinds of blood cells.
halsizlik, anemi. Dışkıda ve idrarda kan.
fatigue, anemia, blood in the stool and urine.
Nisan 1960 yılında Roosevelte New Yorkta bir araba çarpması sonucu Aplastik anemi tanısı konuldu.
In April 1960, Roosevelt was diagnosed with aplastic anemia soon after being struck by a car in New York City.
Bay ve Bayan Griffin, oğlunuzu muayene ettim ve oğlunuz zehirlenmeden dolayı geçiçi anemi hastalığı geçiriyor,
And he is suffering from a temporary toxic anemia Mr. And Mrs. Griffin,
Hayatın boyunca vitamin ve minerallere bağlı kalacaksın hastalıkların tehlikesine girersin. yoksa anemi, kemik erimesi gibi aklına bile gelmeyecek.
Anemia, osteoporosis-- You will have to commit to a vitamin and mineral regimen diseases you would never think of. the rest of your life or risk things like.
Results: 180, Time: 0.0272

Top dictionary queries

Turkish - English