Examples of using Antimadde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dragan Hajdukovic bunun antimadde olabileceğini düşünüyor.
Döteryum çekirdeğe enjekte olmadan önce… antimadde akışı sıkıştırılır.
Hediye. Komutan, önümüzde antimadde izi tespit ediyorum.
Cevap verin. Onlar antimadde silahları.
Durdurmaya yetmez.% 18lik kalkan gücü antimadde patlamasını.
Taramalarımız sonucunda yüksek miktarda antimadde yaydıklarını tespit ettik.
Nakil ışınından geriye antimadde dalgalanması gönderiyor.
Kaptan, bu viluslarda antimadde var.
Nakil ışınından geriye antimadde dalgalanması gönderiyor.
Antimadde enjektörleri donmadan önce bir çeşit uyarı olmalıydı-- çekirdek sıcaklığında düşme bir manyetik sıkıştırıcı alarmı-- birşey olmalıydı.
Fakat izotoplar, elektriğin parçacıkları, antimadde, nötrinolar,
temas ederlerse madde ve antimadde gibi davranırlar.
Benim halkımda antimadde kullanıyor, ama tepkimeyi temizlemenin bir yolunu bulduk
Antimadde silahı bile, Cüce Yıldız parçacıkları, Dr. Wong, hepsinin bir amacı var.
daha çok beceriyle geçidi açılmaya zorlamak için antimadde yönlendirme devresi oluşturulabilir.
Tabiki biz içini göremiyoruz, bu elektromanyetik tüplerde antimadde tutuluyor. Doğru, Quince.
Plazma manifoldunu aşırı yükleyebilirsin…- Haklı. yada antimadde koruma alanını kapatabilirsin… Yanlış kontrole dokunursan.
bir çift foton torpido kaplaması, 2 antimadde enjektörü, bir aylık acil durum stoğu.
Bu reaktörü yeniden çalıştırmak için antimadde yedeğimizin… üçte birini kullanmak zorunda kalacağız.
Draganın -anti yerçekimi için anahtarın antimadde olduğu- teorisi aslında test edilecek… burada, İsviçredeki CERNde dünyanın en büyük fizik laboratuarında.