Examples of using Aortu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Maddox şanslıymış, bıçak kaburgasına saplanmış ve… aortunu ıskalamış.
Carolineın aortunu deldiğimden beri bu kadar heyecanlanmamıştım.
Maddox şanslıymış, bıçak kaburgasına saplanmış ve… aortunu ıskalamış.
Adamın aortunun patlamasına ben neden olmadım.
Aortta yırtık.
O zaman bile, aorta yırtılırsa çok geç kalmış olabiliriz.
Aorta dokunuyorsun.
Aorta dokunuyorum.
Mermi aortun hemen yanında duruyor.
Aortun üzerine bir balon kondurmuşlar gibi görünmekte.
Şimdi, aorta kısmi bir kan akışını kesici kelepçe takmak istiyoruz.
Donör kalbin aortunu anevrizma üzerine bir metal tüple birleştiremeyiz.
Hilusa ve aorta pens takıldı.
Aorta 10:27de pens takıldı.
Beyinden önce aort ile ilgilenmemizde ısrar etmekte haklıydın.
Beyinden önce aort ile ilgilenmemizde ısrar etmekte haklıydın.
Torakotomi gerekli. Aort henüz rüptüre olmamış.
Kopmuş aorta, kısmen plevra ile birleştirilmiş.
Wilburun aortunu çapraz kıskaca aldık ve kalbine masaj uyguladık.
Ne görüyoruz? Aort ve sol böbregin bitisiginde oldugu kesin.