Examples of using Araf in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bütün o araf saçmalığından ve kurtuluştan bahsetme.
Muhtemelen Araf olacak. Orada bir şey varsa.
Ha? Evet, Araf olduğum sürece sürücü alır adam diyor?
Araf gibi de diyebiliriz.
Orası araf. Tommy arafta. .
Ama Araf daha bir şey en iyi.
Ama Araf Bankası şu an ihraç fazlası mağazası.- Kombinasyon.
Araf. Niye ya?
Araf Bankasını 70lerde yönetmiş.
Ama Araf Bankası şu an ihraç fazlası mağazası.
Vay be. Araf ve cehennemi görmedim demem artık.
Ben Araf Şerifinin yardımcısıyım.
Araf gittikçe ısınıyor. Dikkat et kızım.
Araf içinde bir çok genç insan olsa da.
Hayır, araf farklı bir şey.
Araf için Mandarin.
Araf elemanı olan sensin.
Ben Araf rehberiyim.
Araf Zırhı kullanarak bile bunu parçalayamadım?
Araf Şehri, kayıp ruhların sıkışıp kaldığı,