Examples of using Arafa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim için resmen arafa geldin.
Çabuk! -Kadınlar niye gecikti Arafa?
Ölüleri kaldırmak, Arafa geçiş.
Hep beraber geçen seneki gibi Arafa gideriz diyordum.
geçimini sağlamak için yeterli çaba harcamıyorsun Arafa.
Hep beraber geçen seneki gibi Arafa gideriz diyordum.
Tebrikler Anwar. Seni anlıyorum Arafa.
Sakin ol Arafa.
Kim o? Haydi Arafa.
Kısa kes Arafa.
Bırak beni Arafa.
Kelimelerine dikkat et Arafa.
Seni öldürürüm Arafa.
Kim o? Haydi Arafa.
Arafa hoşgeldin, Charlie.
Beni Arafa gönderdi.
Belki sadece Arafa gidip diğer vaftiz edilmemiş bebeklerle kalırsın.
Arafa gitmenin alternatif bir yolu olduğunu söyledi.
Arafa geçmek.
Ruhu Arafa mahkûm edilmiş Azrail adında bir günahkâr hakkında.