Examples of using Armut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Güzel ve ateşli armut.
Evet. Kahvaltıya ne istersin? Armut.
Muz.- Ya armut?
Sütlü armut tartından fazladan 250 dolar kazanmadan imza atma.
Şey gibiydi… O armut diyordu, ben elma diyordum gibi.
Güzel Stallingsburg armut çiçeği açılma festivali için kasabaya döndünüz mü?
Armut sever misin?
Armut!- Aferin, çok iyi!
Armut Benim kitap?
O armut ve manchego salatasıyla minik bonfile alacak.
Armut yetiştiriyor.
Bahçedeki armut ağacı çok meyve verir.
Armut kadar hassas değil ama aynı amaca hizmet eder.
Armut dibine düşer!
Bu armut sensin diyelim.
Armut tadı mı alıyorum?
Armut soyma vakti geldi.
Armut ağacının meyve vermeye başladığını görmüştüm.
Armut bahçesinin sahibini de getirin.
Bu mısırlar armut tadında mı?