Examples of using Aron in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
tamam diyorum, ama… Aron aşkımızdan bahsediyor.
klavye), Aron Strobel( gitar
Brionin isinde ortaya cikmasa bile polis… Aron soruyor, eger ben hakliysam… Aroni kayip insanlar listesinde 20 saat bekletmek zorunda?
Brionin isinde ortaya cikmasa bile polis… Aron soruyor, eger ben hakliysam… Aroni kayip insanlar listesinde 20 saat bekletmek zorunda?
Brionin isinde ortaya cikmasa bile polis… Aron soruyor, eger ben hakliysam… Aroni kayip insanlar listesinde 20 saat bekletmek zorunda?
and Aron( George MacKay) dur.
ama… Çıktığın bu kızlar, sen… Aron aşkımızdan bahsediyor.
Aynı yılın Ocak ayında Romence öğretmeni Aron Pamnulun ölmesi ile, içinde'' M. Eminescu'' imzalı Aron Pumnulun Mezarında( La mormantul lui Aron Pumnul) şiirin bulunduğu Gymnasium Öğrencilerinin Gözyaşları( Lacramioarele Invataceilor Gimnaziaşti) başlıklı bir kitapçık yayınlandı.
sonra Bizans magistros Aron, Bizans general Alusian,
James Franco → Aron Ralston Kate Mara → Kristi Moore Amber Tamblyn → Megan McBride Clémence Poésy → Rana,
Oyuncular==* James Franco---> Aron Ralston* Kate Mara---> Kristi Moore* Amber Tamblyn---> Megan McBride* Clémence Poésy---> Rana,
Neden Aronla bana onun öldüğünü söyledin?
Aronla sen doğduğunuz sırada oturmakta olduğumuz çiftliği terk ettiğinde.
Arona yemek hazırlıyorum.
Onun ölmediğini Arona söylemezsin, değil mi?
Aronun hisleri gercek oldu.
Aronu incitecek bir şey yapmamalıyım.
Aronun yemeğini hazırlıyordum.
Kardeşim Arondan birkaç kimlik aldım.
Aronun bu işle bir ilgisi yok.