Examples of using Avlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
banyo ve avlu.
İşi berbat edersen, Posta odasına dönersin, avlu çocuğu.
Yani avlu boştu.
İlk gördüğünüz şey, daha önce konuştuğumuz gibi avlu.
Dans salonu küçüktü ama avlu muazzamdı.
Adım Jameson, San Quentin avlu kaptanıyım.
Bu avlu farklı.
Avlu kapısını gördün mü?
Avlu satışı.
Avlu dışında kurban kesme Lev.
Avlu amiri Caloyu öldürdüğünü hatırlamıyor.
Aradığımız cevap avlu ya da bahçeydi.
Avlu kapısı ve özel kapı var.
Avlu kapısı.
Ben hala avlu konusunda endişeliyim.
Avlu da gizli bir DEA ajanı olduğundan haberiniz var mı?
Tüm avlu fısıldaşıyor.
Oniki Peygamber kilisenin ön kısmında avlu ve merdivenler etrafında olacak şekilde düzenlenmiştir.
Yeni avlu kaptanı o olacak.
Avlu için alacağımız başka bir şey mi var?