Examples of using Avram in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Avram Kedorlaomerle onu destekleyen kralları bozguna uğratıp dönünce,
Terah soyunun öyküsü: Terah Avram, Nahor ve Haranın babasıydı.
De Techniondan biyolog Avram Hershko ve Aaron Ciechanover ubiguitin vasıtasıyla protein ayrıştırmanın keşfiyle ödülü kazanan 3 kişiden 2si oldular.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi.
Avram Kedorlaomerle onu destekleyen kralları bozguna uğratıp dönünce,
Elliot N. Dorff, Daniel Nevins ve Avram Reisner isimli hahamlar tarafından yetkileştirildi.
Avram, karısı ve sahip olduğu her şeyle birlikte Mısırdan ayrılıp Negeve doğru gitti. Lut da onunla birlikteydi.
Yılında'' Ubikuitin-aracılı protein yıkımının keşfi'' nedeniyle, Aaron Ciechanover ve Avram Hershko ile birlikte, Nobel Kimya Ödülünü kazanmıştır.
Avram RABbin buyurduğu gibi yola çıktı. Lut da onunla birlikte gitti. Avram Harrandan ayrıldığı zaman yetmiş beş yaşındaydı.
Bunu açıklamaya nereden başlayacağımı bilmiyorum ama… Bu benim arkadaşım Avram.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB,
Adım Avram Belinski. Polonyada küçük bir köyden geliyorum.
Mladiçin kızkardeşi Milica Avram ve yengesi Radinka Mladiçin yaşadıkları Saraybosna yakınlarındaki Voykoviç ve Kasindol kasabalarında gerçekleşen baskınlarda NATO askerleri ve Sırp Cumhuriyeti( SC) polisi de görev aldı.
cariyemle yat. Belki bu yoldan bir çocuk sahibi olabilirim.›› Avram Sarayın sözünü dinledi.
cariyemle yat. Belki bu yoldan bir çocuk sahibi olabilirim.›› Avram Sarayın sözünü dinledi.
Avrama ben dönene kadar Jakei dışarı çıkartmamasını söylemiştim.
Avramın arkadaşın olduğunu biliyorum.
Ve sen Avrama güveniyorsun.
Sodom Kralı Avrama, ‹‹Adamlarımı bana ver,