Examples of using Bantla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sizi kablolar ve bantla bağlarlar.
Merhaba, sivil yolcunun bileğindeki bantla işin bitti mi?
Bir iğne ve bir parça bantla bir bilgisayarı tamir edebilir.
Babamsa kartlarını hiç lastik bantla sarmamış.
Bu sadece köpük ve bantla yapıldı.
Starbuck ondan etkilenmediğimi söylesem yalan olur ama yine de boş bantla döndüm.
Ne?- Bantla sadece?
Ne?- Bantla sadece.
Eğer istersen malzemeleri bantla tamir edebilirim.
Bu benzetmeyi de bantla tamir edebilirim.
Eğer istersen malzemeleri bantla tamir edebilirim.
Bir tür bantla bağlanmış.
Bir parça bantla hallolur.
Bir gazetenin Pazar ekinden aldığı renkli Johnny Unitas fotoğrafını bantla duvarına yapıştırmıştı.
Cep telefonunu kutunun üzerine bantla ve arkasına uzanan kablo bırak sonrada girişe koy.
Meryl Streep bu role hazırlanırken göz kapaklarını bantla kapatırmış.
Baba, bu şeyleri plastik bantla bir arada tutuyoruz. The Walking Dead Önceki Bölümlerde.
Ağzını bantla, ellerini bantla çölde bir yere götür
Aferin oğlum. Baba, boruları plastik ve bantla bir arada tutuyoruz.
The Walking Deadin önceki bölümlerinde… Baba, boruları plastik ve bantla bir arada tutuyoruz.