Examples of using Basma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bizim ayağımıza basma. Biz de seninkine basmayız.
Tam şu kapıdan. Kimsenin üstüne basma.
Hey, Hey, Buna basma!
Hayır, hayır, oraya basma.
Anne, arkaya bak. Ayağıma basma.
Işte bu, bu iplerin üzerine basma!
Bir kitap basma işim var.
Basma getirmeyi unutma!
Oxy kliniğini basma emrini Quarles mi verdi?
İthal basma, ince kumaştan yapılma, uyan şemsiyesiyle.
Sonraki oka basma cesaretini göster.
Reset düğmesine basma vakti geldi.
Basma kalıp gibi gelse de, sadece bir kez yaşanan bir şey.
Aslında basma sonucunda sadece bir Salem cadısı öldü.
Bazı toplara basma zamanı, bebeğim.
Basma sakın o tuşa.
Para basma ve kendi kumarhanende aklama.
Basma perdeler, İngiltereden gelen çan ipleri. Hatta fildişi kapı tutucuları.
Düşünüyordum, ev basma, çalınan haplar çağrışım yapıyor mu?
Ev basma ters mi gitmiş?